Category: Dolar ve Euro Yatırımı

Sıkı Duruş Devam Ederse Dolar 3.50 Altına İner

Gizem Öztok Altınsaç; Sıkı Duruş Devam Ederse Dolar 3.50 Altına İner

Bloomberg HT kanalının sabah yayınına katılan Ekonomist Gizem Öztok Altınsaç, Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendirdi. Merkez Bankası’nın faizleri değiştirmeme kararıyla kredi kazandığını belirten Altınsaç, bu sıkı duruşun sürmesi durumunda doların yeniden 3.50 seviyesinin altına inebileceğini öne sürdü.

Gizem Öztok Altınsaç, bu konudaki görüşünü şu sözlerle dile getirdi: “Merkez Bankası özellikle ‘enflasyon beklentilerindeki gidişattan mutsuzum çünkü buradaki belirgin bozulmayı görüyorum’ diyor, bu nedenle de sıkı duruşuna devam ediyor. Şimdi biraz parite fiyatlaması var, TL bu nedenle bir miktar yukarı çıktı ama Merkez Bankası bu duruşunu sürdürürse Dolar/TL tekrar 3.50’nin altını denemeye devam eder.”

Enflasyonun bundan sonraki süreçte düşeceğini ancak yine de bu yılın % 9.5-10 aralığında biteceğini ifade eden Altınsaç “Merkez Bankası da bunun farkında olduğu için sıkı duruşuna devam ediyor ve faiz indirmekten kaçınarak sabit bırakıyor” değerlendirmesini yaptı.

Tags : , , , , , ,

Patronlar da dolar bozdurmazsa TL kurtulamaz

Patronlar da dolar bozdurmazsa TL kurtulamaz

Türk Lirası’nın dolar karşısında karşısında hızla değer kaybetmesine yurt dışından yorumlar gelmeye devam ediyor. Bu konuda en son yazı Londra merkezli Financial Times gazetesinde yayınlandı. Yazıda, döviz borcu olan şirketlerin zor durumda olduğu vurgulanırken Türkiye’den yabancı sermaye çıkışının sürebileceğine dikkat çekildi. Financial Times’a göre, şirket sahipleri yurt dışı bankalardaki milyonlarca doları Türkiye’ye getirmediği sürece TL’nin bu açmazdan kurtulabilmesi çok zor…

Uluslararası iş çevrelerinin yakından takip ettiği Londra merkezli Financial Times gazetesi, Türk özel sektörünün borcunu döndürmesini zorlaştıracak kritik dolar/TL kuru eşiğinin 3.70 olduğunu yazdı. Gazetedeki analize göre, Türk şirketlerinin 210 milyar dolara ulaşan döviz cinsinden borcunun döndürülmesinde, yurtdışı banka hesaplarındaki on milyarlarca dolar kurtarıcı olabilir.

“Türkler doların sultasını yenmek için liraya güvenmeye çağrılıyor” başlıklı analizde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı döviz satma kampanyalarına değinildi. Bir iktidar yetkilisinin, “Vatandaşlarımız liradan vazgeçmedikçe her şey yoluna girer” dediğini aktaran gazete, böylece ülkenin döviz hesaplarındaki 140 milyar doların önemli bir kısmının liraya çevrilmesinin umulduğunu yazdı.

Sonuçlar ağır olabilir

Türkiye gibi diğer gelişen piyasa ülkelerinin de yabancı yatırımcıların çıkışa yönelmesi nedeniyle doların değerlenmesinin baskısı altında olduğuna dikkat çekilen analizde şu ifadelere yer verildi: “Piyasa hareketleri, düşük ABD faiz oranları ile gelişmekte olan ekonomilere giren ve buralardan çıkan sermaye akımları arasındaki etkileşime işaret ediyor. Şirketleri başka yerlerdeki aşırı düşük para politikasının avantajını kullanarak yüksek miktarda döviz cinsinden borç alan Türkiye gibi ülkeler için sonuçlar ağır olabilir.

Son haftalık veriye göre, yabancı yatırımcılar kasım ayında 2.6 milyar dolarlık Türk tahvil ve senedini elden çıkardı. Türk vatandaşları Erdoğan’ın çağrısına rağmen ayın son haftasında (kasım) 1 milyar dolarlık döviz satın aldı.”

Dolar/TL kurunun 3.70’in üzerine çıkması halinde bu borcun döndürülmesinin iyice zorlaşacağını belirten gazete, geçen hafta TL karşısında 3.59’u gören doların bugünlerde 3.50’nin altına indiğini hatırlattı. Analizde, “Uzmanlar Türk şirketlerinin yurtdışı banka hesaplarında ödemelerini yapmak için geri çağırabilecekleri on milyarlarca doları olduğuna ilişkin varolan yaygın kanaat nedeniyle ek bir rahatlama yaşanabileceğini söylüyor” ifadeleri dikkat çekiyor.

Herkes çıkış kapısına yönelirse…

Financiall Times, gelişen piyasa ülkelerinden kasımda 24 milyar dolarlık çıkış olduğunu belirtti. Analizde, “Son haftalarda Meksika Pesosu ve Hindistan Rupisi gibi para birimleri de hırpalandı ama para birimi zayıflayan her ülkede yüksek seviyede döviz borcu yükü yok. Özellikle Türkiye korunmasız kaldı” ifadelerine yer verildi. Haberde “Geçen hafta herkesin konuştuğu şey liraydı; Macar Forinti, Arjantin Pesosu veya Güney Afrika Randı değil. Eğer herkes çıkış kapısına yöneliyorsa kimse en sonuncu olmak istemez” denildi.

Tags : , , , , , , ,

Dolarda kritik hafta başlıyor: Nereye kadar yükselir?

Dolarda kritik hafta başlıyor: Nereye kadar yükselir?

Başta dolar olmak üzere tüm döviz kurlarında yükseliş trendi devam ediyor. Dolar / TL kurunda bu hafta 3.60 seviyesinin üzerinde 3.70 – 3.75 sonraki direnç noktaları olacak. Geri çekilmelerde ise 3.45 ilk destek seviyesi gibi görünüyor. Euro’da ise 3.90 ve 4.00 direnç seviyeleri, 3.83 seviyesini geçemeyen yükselişler kâr satışlarını beraberinde getirebilir.

Piyasalarda döviz kurlarına bağlı dalgalanma hız kesmeden devam ediyor. Dışarıda dolardaki değerlenme ivme kaybetmesine rağmen iç piyasada dolar / TL kurundaki yükseliş hızlandı. Temel etken dolar ve tahvil faizlerinde yükseliş olmakla birlikte bu durum iç gündemin biraz daha öne çıktığını gösteriyor. Avrupa Birliği ile yaşanan polemikler, Suriye odaklı jeopolitik riskler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın döviz satın çağrıları ile faiz tartışmaları, Türkiye’nin hassas döviz dengesi ve başkanlık eksenli siyasi gelişmeler yakından takip ediliyor.

Ancak 2 Aralık Cuma günü dışarıda doların değer kaybı ve uzun dönemli bono faizlerindeki düşüş içerideki baskıyı azalttı. Ekonomi yönetiminin iç kullanımda TL’yi baz alan tedbirleri herhangi bir etki yapmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Döviz satıp TL ve altın alın” çağrısının etkileri izleniyor. Bazı yabancı yatırım bankalarının dolar / TL pozisyonunda kârlarını realize ettiklerine yönelik haberler önem taşıyor. Petrol fiyatları ve FED takip ediliyor.

OPEC’in petrol üretiminde kesintiye gitme kararına bağlı petrol fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde cari açık ve enflasyona olası olumsuz yansımaları, FED’in faiz artışı beklenen 14 Aralık toplantısı, Avrupa Birliği’nden çıkması beklenen karar ve İtalya’daki referandum sonuçlarına göre önemli etkenler olabilir. Türk sermaye piyasalarında Kasım ayı yabancı satışları 2.6 milyar dolara ulaşmış durumda. Yükselen döviz, düşen borsa görünümü borsada tepki, dövizde kâr satışnı gündeme getirdi. Ancak belirsizlik ve beklenti eksikliği nedeniyle temkinli görünüm korunuyor.

Euro / TL kurunda, yeni zirve denemeleri sürüyor. İlk destek 3.70 ve 3.65 seviyelerinde. 3.65 daha önemli. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenebilir. İlk dirençler ise 3.82 – 3.83. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Sonraki dirençler 3.90 ve 4.00. 3.83’ü geçemeyen çıkışlar kâr satışı getirebilir.

Tags : , , , , , , ,

Dolardaki yükseliş trendi devam edecek mi?

Dolardaki yükseliş trendi devam edecek mi?

Kasım ayının üçüncü haftası boyunca piyasaları etkileyen birçok olumsuzluk yaşandı ve belli ölçüde fiyatlandı. En önemli netleşme ise dolar kurunda 3.48 seviyesine gelinmesiyle görüldü. Şimdi finans uzmanlarının ve vatandaş şu soruları soruyor: Dolar buraya kadar mıydı? 3.50’yi de geçip yeni ufuklara yelken açma ihtimali var mı? Potansiyel piyasa bozucu başka gelişmeler olabilir mi?

Gündeme bakıldığında ‘Buraya kadardı’ demek şimdilik zor. Dolar / TL’de 3.40 seviyesinin üzerinde çıkış trendi gücünü korumakla birlikte direnç noktalarında satışlar görülebilir. Dolar satışları olmazsa 3.50 seviyesi de geçilerek orada yeni bir dip oluşabilir. Peki, sonrası? 3.50’den sonrası için tahminler bol… 3.60 diyen de var, 3.80’diyen de… Sayıları şimdilik az olsa da 4.00 diyen de..

Olumsuz faktörler çok fazla…

ABD seçimi sonrası dış piyasalarda doların değerlenmesi ve faiz artış süreci iç piyasaları etkisi altına aldı. Türkiye’nin iç gündem de bu görünüme katkı yaptı. Merkez bankasından gelen faiz artırımı, zorunlu karşılıklarda indirim ve ihracat reeskont kredilerinde vade uzatımı gibi kararların etkisi çok sınırlı kaldı. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile üyelik müzakerelerini dondurma kararı ve terör eylemleri tam da faiz artırımı gününe denk geldi. Birçok olumsuzluk yaşandı ve belli ölçüde fiyatlandı.

Potansiyel piyasa bozucu başka gelişmeler olabilir mi? Bu aşamada fiyatlama yeterli mi? Gündeme bakıldığında “buraya kadardı” demek şimdilik zor. Dış piyasalarda Dolar ve faiz yükselişiyle Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişen ülke para birimlerinde değer kayıpları sürüyor. Suriye konusundaki belirsizlik, FED’in aralıkta faiz artırım olasılığı, Türkiye’nin CDS oranlarında (risk primi) yükselişin sürüyor olması, büyüme beklentisinin zayıf olması belirsizlik ve tedirginlik kaynağı…

14-18 Kasım haftasında hisse ve tahvilden yabancı çıkışı 578 milyon dolar olarak gerçekleşti. Son iki haftalık 1.5 milyar doları geçti. ‘Kurlarda zirve, borsada dip oluştu’ demek için henüz erken… Zaten Başbakan Binali Yıldırım, “1 buçuk az daha beklemeliyiz” derken bu olumsuzlukları kastediyor. Doların yükselişi bir günde çözülebilecek bir konu değil…

Borsa 74.000’in Altına Gider mi?

BORSADA düşüş trendi devam etmekle birlikte uzun dönem trend desteği test edildi. Bu açıdan 73.500 seviyesinin üzerinde kalınması önemli. Bu seviyenin üzerinde tepki alımları görülebilir. Aksi takdirde düşüşün devamıyla sonraki destekler 72.500 ve 70.000 seviyelerinde. Olası tepki alımlarında ilk dirençler ise 75.500 ve 77.000 olarak görülüyor. Tepki çıkışının devamı için 77.000 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Bu güç henüz oluşmuş değil. Destek seviyelerinde tepki alımları görülse de satış baskısı korunabilir.

Dolarda 3.50 Seviyesine Dikkat

Dolar / TL kurunda, orta ve uzun dönemli çıkış trendi devam ediyor. 3.47 – 3.50 arasında ilk direnç noktaları var. Bu seviyelerde satış denemeleri görülebilir. 3.50 seviyesinin geçilmesi durumunda 3.58 – 3.60 ve 3.70 gündeme gelebilecek seviyeler… Geri çekilmelerde 3.40 ilk önemli destek olarak görülürken sonraki destekler ise 3.35 ve 3.30 seviyelerinde bulunuyor. 3.40 seviyesinin üzerinde çıkış trendi gücünü korumakla birlikte direnç noktalarında satışlar görülebilir. Satışlar görülmezse doların yükselişi devam edebilir.

2010 Nostaljisi: 1 Dolar = 1 TL Olur mu?

2010 Nostaljisi: 1 Dolar = 1 TL Olur mu?

Doların TL karşısında rekor üstüne rekor kırdığı, tarihi zirvesini her gün yenilediği bugünlerde biraz nostalji yapalım istedik. Gazete arşivlerini karıştırırken Hürriyet Gazetesinde 7 Ekim 2010 günü yayınlanan bu haberi bulduk. 12 Eylül 2010 anayasa referandumunun hemen sonrasında Türkiye’ye sıcak para yağdığı, doların her gün değer kaybettiği o günleri, biraz da iç geçirerek, “Ahhh ne günlerdi o günler…” diyerek okumanızı öneriyoruz.

Hürriyet Gazetesinin 7 Ekim 2010 tarihli yorum haberini aynen aktarıyoruz. Biraz nostalji niyetine, biraz da “Ne idik, ne olduk?, ne hale geldik?” mantığıyla okuyabilirsiniz.

1 Dolar = 1 TL Olur mu?

Uluslararası piyasalarda değer kaybeden dolar, içerde iki yılın ardından ilk kez 1.41 liraya kadar gerileyince, akıllara “1 dolar 1 TL olur mu” sorusu geldi. Haziran ayında 1.60’lı seviyeleri görmesine ve Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın 1.50 TL’nin de altına inen dolar için uzmanlar, “Tamamen dışarıdaki gelişmelere bağlı” yorumu yapıyor.

IMF: Türkiye Avrupa’yı katlar

MERKEZ Bankası’nın ilave alımlarına karşın düşmeye devam eden dolar, dün iki yılın ardından ilk kez 1.41 TL seviyesine indi. Doların, haziran ayındaki 1.60 TL seviyesinden hızla 1.50 TL’nin altına düşmesi, burada da tutunamayarak 1.40’lara kadar gerilemesi “1 dolar 1 TL olur mu” sorusunu gündeme getirdi. Dün serbest piyasada dolar ancak 1.42 lirayı görürken, uluslararası piyasalarda doların değer kaybının sürüyor olması, buna karşın Türkiye’ye olan sıcak para girişi bu düşünün daha da süreciğinin işaretleri olarak kabul ediliyor.

Moody’s dopingi sürdü

Bankalar arası piyasada 28 Haziran’da 1.5730 düzeyinde olan dolar, eylül ayı itibarıyla 1.50 TL seviyelerine inerken, 12 Eylül’deki referandumun ardından da 1.49’lara inen dolar, dün de TL karşısında erimeye devam etti. Referandumun ardından güç kazanmaya başlayan Türk Lirası, Moody’s’in önceki gün verdiği ‘not artırım’ sinyaliyle dün de güçlenmeye devam etti.

2 yılın en düşük seviyesi

Önceki gün doların 1.44 lira düzeyini aşağı yönlü kırmasının ardından dün bankalararası piyasada açılışla birlikte Ekim 2008’dan sonra en düşük seviyesi olan 1.41 liraya kadar geriledi. Bu piyasada dolar TL karşısında 1.4160 liraya kadar geriledikten sonra gelen tepki alımları ile 1.42 lira seviyesinde hareket etti.

100 milyon dolarlık alım

Merkez Bankası yöntem değişikliğini ardından üçüncü gününde de toplam 100 milyon döviz alımı Dün gerçekleştirilen ihalede 369 milyon dolarlık teklifin 100 milyon dolarını karşılandı. Bu ihalede ilave alımı yapılan tutar 60 milyon dolar, bu hafta gerçekleşen ilave alım tutarı 180 milyon dolar oldu. Kalan ilave alım tutarı ise 120 milyon dolar olacak. İhalede oluşan en yüksek, en düşük ve ortalama fiyatlar sırasıyla 1.4206, 1.4205 ve 1.4205 lira olarak gerçekleşti. Merkez Bankası’nın 2010 yılında ihaleler yoluyla piyasadan yaptığı toplam alım miktarı 9 milyar 353 milyon dolara ulaştı.

Dolar neden düşmeye devam ediyor

ABD Merkez Bankası FED’in likidite sağlayacağı beklentisi var. Uluslararası piyasalardaki fazla para kendine yön arıyor. Artan risk iştahı ile gelişen piyasalara para akışı devam ediyor. Dolar, Euro karşısında hızla değer yitiriyor. Türk Lirası ve gelişmekte olan ülke para birimlerine talep artıyor.

Faiz 1 yıl geriye gitti

Dolar satışları ile TL’ye olan talep bono piyasasında da faizin 1 yılın en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu. Gösterge bono bileşik faizi Ekim 2009’dan bu yana ilk kez yüzde 7.81’e kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi dün kapanışta yüzde 7.84 valörlü de ise yüzde 7.84 düzeyinden işlem gördü.

Borsa 67 bin puanı aştı yine çifte rekor kırdı

Gelişmekte olan ülkelere para girişinin devam etmesi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yeni rekorlara taşımaya devam etti. Önceki gün hem seans içi hem kapanış rekoru kıran İMKB Ulusal 100 Endeks’i dün de bu performansına devam etti. Alımların hız kazandığı borsa tarihte ilk kez 67.147 puanı gördü.

Çağlayan: 1 TL’lik doları düşünmek bile istemiyorum

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, “1 dolar 1 TL olur mu” sorularına, “Temennim kesinlikle olmaması” yanıtını verirken, “Getireceği tahribat aklıma gelince doların 1 TL’ye gelmesini düşünmek bile istemiyorum” diye konuştu. Dolardaki düşüşün o kadar da ileri gitmeyeceği tahminin de bulunan Çağlayan, 1.40’lı seviyeleri şöyle değerlendirdi:

Kur savaşları dünyada yeni başları ama biz bir yıldır mücadele ediyoruz. Ben Para Politikası Kurulu’nun uygulamalarını sanayi odası başkanlığımdan bu yana eleştiriyorum. Benim uyarılarımı, Merkez Bankası’na baskı olarak yorumlayanlar oldu. Ve bugün haklı çıkmış olmaktan hiç memnun değilim.

Para Politikası Kurulu maalesef bugüne kadar tribünde seyirci oldu, testinin kırılmasını bekledi. Doların 1.41 TL’ye gerilemesi testinin kırıldığı gündür. İthalatımızın yüzde 60’ını dolar, yüzde 35’ini Euro, yüzde 5’ini de diğer paralarla yapıyoruz. 10 günde 100 bin dolarlık ithalat karşılığında 155 bin TL ödenirken, bugün 141 bin TL ödenecek. İhracatçı da 10 gün önce yaptığı ihracatın parasını bugün alsa 1.41’ TL’den alacak. Aradaki zararı kim karşılayacak?

İhracatçı bağlantı yapmaya korkuyor, 6 ay sonra kur ne olacak? İhracatçı dediğiniz, uzaysal yaratıklar değil ki, bu ülkenin üreticisi. Su kolay yere akar. Kolaylık ithalattaysa, su da işler de ithalata doğru kayar. Bu aşamadan sonra şok tedbirler alınma. Merkez Bankası faizleri düşürmeli.

Merkez Bankası daha ne yapsın para geliyor

Merkez Bankası eski Başkan Yardımcılarından, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Direktörü Fatih Özatay, Nisan 2010 verilerine göre dünyada günde 4 trilyon dolar alınıp satıldığına dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Para, bu dönemde Kore, Brezilya, Türkiye gibi ‘hikayesi iyi’ ülkelere gidiyor. Dolayısıyla İran’a müdahale gibi çok radikal bir gelişme olmadığı sürece TL değerli kalacak. Merkez Bankası döviz alımını artırabilirdi, onu da yaptı. Bu noktada Merkez Bankası’nın daha fazla yapabileceği bir şey yok. Para geliyor, Merkez Bankası ne kadarını alabilir ki? Doların nereye gideceği tamamen dışardaki gelişmelere bağlı.”

Merkez’in alımları süreci değiştirmez

Anadolubank Hazine Bölüm Başkanı Tolga Şenefe, “Dolar bütün para birimleri karşısında değer kaybetmeye devam ediyor” derken, iç dinamiklerden bağımsız bu durumu Merkez Bankası’nın aldığı tedbirlerle değiştirmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Tags : , , , ,

Dolardaki yükseliş devam eder mi?

Dolardaki yükseliş devam eder mi?

Doların önlenemeyen yükselişi karşısında hızla eriyen Türk Lirası, kısa vadeli beklentilerin aşağı yönlü olduğu paralar arasında bulunuyor. Uzmanlar, Kasım ayı başından beri devam eden bu trendin yılbaşına kadar olan süreçte devam edeceğini öngörüyorlar.

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre; Malezya, Türkiye ve Güney Afrika paraları, gelişen piyasa paralarındaki zayıflamanın devam etmesi durumunda en korunmasız olanlar. Konuya ilişkin IMF göstergesine göre söz konusu ülkelerin dış rezervleri önerilen seviyelerin altında bulunuyor.

IMF tahminine göre Malezya’nın döviz rezervleri 2016 sonunda 100 milyar dolar olacak. Kurumun Rezerv Yeterlilik Değerlendirme göstergesine göre Malezya’nın kısa vadeli yabancı para cinsinden borcu nedeniyle 118.8 milyar dolar rezerve ihtiyacı bulunuyor. Malezya’nın 22 Kasım itibariye toplam 98.3 milyar doları bulunuyor.

Barclays EM Local Currency Government Endeksi’ne göre Malezya yüzde 15.8’lik yıl sonu açığı ile 16 gelişen piyasa arasında birinci sırada yer alıyor. Türkiye ise yüzde 8.6 ile ikinci ve Güney Afrika yüzde 4.6 ile üçüncü sırada yer alıyor.

SBI Securities tahvil birimi yöneticisi Tsutomu Soma, rezervlerde zayıf bir pozisyonun para birimlerini korunmasız bırakan ana nedenlerden biri olduğunu belirtiyor. Tsutomu Soma’nın düşüncesine göre, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yer alan Malezya Ringiti, Türk Lirası ve Güney Afrika Randı, kısa vadeli beklentilerin aşağı yönlü göründüğü paralar arasında bulunuyor. Bu da bu üç para birimi karşısında doların yükselmeye devam edeceği beklentisinin hakim olduğunu gösteriyor.

Tags : , , , , , ,