Kategori: Dolar ve Euro Yatırımı

Dolardaki yükseliş devam eder mi?

Dolardaki yükseliş devam eder mi?

Doların önlenemeyen yükselişi karşısında hızla eriyen Türk Lirası, kısa vadeli beklentilerin aşağı yönlü olduğu paralar arasında bulunuyor. Uzmanlar, Kasım ayı başından beri devam eden bu trendin yılbaşına kadar olan süreçte devam edeceğini öngörüyorlar.

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre; Malezya, Türkiye ve Güney Afrika paraları, gelişen piyasa paralarındaki zayıflamanın devam etmesi durumunda en korunmasız olanlar. Konuya ilişkin IMF göstergesine göre söz konusu ülkelerin dış rezervleri önerilen seviyelerin altında bulunuyor.

IMF tahminine göre Malezya’nın döviz rezervleri 2016 sonunda 100 milyar dolar olacak. Kurumun Rezerv Yeterlilik Değerlendirme göstergesine göre Malezya’nın kısa vadeli yabancı para cinsinden borcu nedeniyle 118.8 milyar dolar rezerve ihtiyacı bulunuyor. Malezya’nın 22 Kasım itibariye toplam 98.3 milyar doları bulunuyor.

Barclays EM Local Currency Government Endeksi’ne göre Malezya yüzde 15.8’lik yıl sonu açığı ile 16 gelişen piyasa arasında birinci sırada yer alıyor. Türkiye ise yüzde 8.6 ile ikinci ve Güney Afrika yüzde 4.6 ile üçüncü sırada yer alıyor.

SBI Securities tahvil birimi yöneticisi Tsutomu Soma, rezervlerde zayıf bir pozisyonun para birimlerini korunmasız bırakan ana nedenlerden biri olduğunu belirtiyor. Tsutomu Soma’nın düşüncesine göre, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yer alan Malezya Ringiti, Türk Lirası ve Güney Afrika Randı, kısa vadeli beklentilerin aşağı yönlü göründüğü paralar arasında bulunuyor. Bu da bu üç para birimi karşısında doların yükselmeye devam edeceği beklentisinin hakim olduğunu gösteriyor.

Tags : , , , , , ,

JP Morgan’a göre dolar yıl sonunda 3.5 lira olacak

ABD’li banka J.P. Morgan, Türkiye’de dolar için yıl sonu beklentisini 3.5 lira olarak açıkladı.

J.P. Morgan analisti Anezka Christovova tarafından yayımlanan raporda Türk lirasının yüksek cari açık ve ‘fazla gevşek’ para politikası nedeniyle ABD’deki faiz oranlarındaki artışa ‘yüksek derecede duyarlı’ olduğu kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bankalardan faiz indirimi istediği konuşmasıyla birlikte 3.38 seviyesinde olan dolar 3.4155’e kadar yükselerek tarihi zirveyi görmüştü.

2017’nin ilk yarısında yapılması beklenen başkanlık sistemini de içeren referandumun siyasi riski artıracağı öngörüsünün yapıldığı raporda, Türk lirasının dolar karşısında yıl sonunda 3.5 lira, 2017 yıl sonunda da 3.65 seviyesinde olacağı tahmin edildi. Aynı raporda J.P. Morgan, Türkiye piyasaları için tavsiyesini ‘nötr’den ‘ağırlık azalt’a düşürmüştü.

Kasım 2015’te hazırlanan orta vadeli programda (OVP) 2016 yıl içi dolar hedefi 3 lira seviyesindeydi. Ancak Merkez Bankası’nın kasım ayı beklenti anketine göre yıl sonu dolar kuru tahmini 3.12 TL’den 3.34’e yükseltilmişti.

Tags : , , , , , , ,

Ankara’daki EKK toplantısından ne karar çıktı?

Ankara'daki EKK toplantısından ne karar çıktı?

Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısıyla ilgili haberler, gece boyunca karanlıkta kaldı ve gizemini korudu. Toplantıda neler konuşulduğu ve ne gibi kararlar alındığı konusunda resmi olarak herhangi bir açıklama yapılmadı. Dolardaki yükselişi frenlemek için önemli kararlar alınması beklenen toplantıdan neden haber çıkmadığı merak uyandırdı.

Ankara’daki EKK toplantısıyla ilgili ilk haber, perşembe sabahının ilk dakikalarında Sabah gazetesinde yayınlandı. Gazetede çıkan kısa habere göre, Beştepe’deki toplantıda dolardaki hareketin küresel olduğuna ve Türkiye’de kur riskinin zayıflığına vurgu yapıldı. Piyasalara güven mesaj verildi.

ABD’de başkanlık seçimlerini sürpriz bir biçimde Trump’ın kazanmasının ardından Fed’in (ABD Merkez Bankası) aralıkta faiz artırma ihtimalinin yüzde 100’e ulaşmasıyla birlikte piyasalarda yaşanan dalgalanma ve atılacak adımlar, Beştepe’de masaya yatırıldı.

Dolardaki artışın Türkiye ekonomisi için risk oluşturmadığına vurgu yapılan toplantıda, kamunun döviz borcunu çevirmede bir sorun yaşamadığı, hane halkı ve KOBİ’lerin de döviz kaynaklı riskleri bulunmadığını belirtildi. Zirvede, batı ülkelerinin kendi krizlerini gelişmekte olan piyasalara yıkmaya çalıştığının altı çizildi.

Cumhurbaşkanı’na yapılan sunumda KOBİ’lere kefalet üst limitinin 1.5 – 2.5 milyon liradan 3 milyon liraya çıktığı, kredi tahsis sürelerinin 1-2 güne düşürüldüğü ve ihracatçı KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırıldığı kaydedildi. Prim ve vergi borcu olanların da Hazine kefalet sisteminden yararlanabildiği, yabancının Türkiye’ye yönelmesine yönelik kampanyaların da artırılacağı vurgulandı.

Finans piyasaları, EKK toplantısından faiz artışına yönelik bir mesaj çıkmasını bekliyordu. Piyasalarda, EKK kararlarının perşembe günkü Merkez Bankası faiz kararına yönelik ışık tutacağı beklentisi hakimdi. Sabahın erken saatlerinde yorum yapan finans uzmanları, EKK toplantısından net sonuç çıkmaması üzerine Merkez Bankası’nın faizleri 25 puan veya 50 puan artıracağı yönündeki beklentinin sona erdiği görüşünü paylaştılar.

Tags : , , , , ,

Akıllı Telefonlara Dolar Zammı Gelecek mi? Ne Kadar Olacak?

Akıllı Telefonlara Dolar Zammı Gelecek mi? Ne Kadar Olacak?

Son birkaç haftadır bir türlü durdurulamayan, 3.40 seviyesine ulaşan dolar kuru en çok elektronik sektörünü vurdu. Stoklar tükenmeye başladı. Kampanyalar durma noktasına geldi. Yılbaşı gelmeden tablet ve akıllı telefonlara zam gelmesi kaçınılmaz oldu. Peki, akıllı telefon ve tabletlere gelecek dolar zammı ne kadar olacak?

Doların 3.40 seviyisini aşarak Türk Lirası karşısında tarihin en büyük rekorunu kırması teknoloji pazarına darbe vurdu. Akıllı telefon, tablet, televizyon, bilgisayar, akıllı saat gibi cihazların büyük kısmı yurt dışından geldiği için stoklara bağlı olarak kampanyalarını yavaşlatan teknoloji perakendecileri, yılbaşı dönemlerinde zammın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Yapılacak zammın yüzde 10’dan az olmayacağı, hatta daha üzerine çıkacağı öngörülüyor.

Bilindiği gibi normal şartlarda yılbaşına yaklaşan bu dönemlerde elektronik ürün kampanyaları artar. Ancak şu an fırsatların durma noktasına geldiğini görüyoruz. Stoklar bitiyor. Şu an tüketiciye yansımadı ancak ürün çeşidine göre en az yüzde 10 zam kapıda. Bu durumda bugün 2000 TL olan cihazın fiyatı 2200 TL’ye yükselecek. Bu arada RAM ve panel fiyatları da artmaya başladı.

Elektronik ürün ithalatçıları, dolar kurunun bu hızda yükselmeye devam etmesi halinde fiyatların tüketiciye kesin olarak yansıyacağına dikkat çekiyor. Girdiler döviz üzerinden olduğu için fiyatların yükselişi kaçınılmaz oluyor. Üstelik dolar kuru henüz sakinleşme belirtesi de göstermiyor. Dolar kuru böyle devam ederse zamlı fiyatlarınr yılbaşını beklemeden artması söz konusu… Artışında yüzde 10 – 15 aralığında olması bekleniyor.

Teknoloji mağazalarının dolar kurundaki artışı kısa vadede tüketicilere yansıtmadığı gözleniyor. Alımlar TL olarak yapıldığı için dolar kurundaki artış ve dalgalanma devam ettiğinde, ürün gruplarına göre farklı oranlarda fiyat artışı olabiliyor. Döviz artışının tüketiciyi de psikolojik olarak etkilediği gözleniyor. Böyle durumlarda tüketicinin alım kararlarını erteleme yoluna gidiyor olması, teknoloji mağazalarındaki satışları durdurucu etki yapıyor. Piyasalarda zaten durgunluk varken bir de yüzde 10 veya yüzde 15 oranında dolar zammı gelecek olmasının durgunluğu had safhaya çıkartmasından endişe ediliyor.

Tags : , , , , ,

Dolar neden hızla yükseliyor? 3.60 olacak mı?

Dolar neden hızla yükseliyor? 3.60 olacak mı?

Hafta boyunca rekor üstüne rekor kıran Amerikan Doları, 18 Kasım Cuma günü itibariyle 3.40 seviyesini de geçerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Doların ilk defa 3.40’ı geçmesiyle birlikte “Daha da yükselecek mi?”, “Yükselişi nerede duracak?” gibi endişeler yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Finans piyasalarının işleyişini fazlacak bilmeyenler de, “Dolar neden bu kadar hızlı yükseliyor?” sorusuna odaklandı.

Amerikan Dolarının tek bir gün içerisinde 3.32’den 3.40’a fırlamasının temelinde ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen’ın dün Amerikan Kongresinde yaptığı konuşmada kullandığı cümleler var. Janet Yellen o konuşmasında, ABD’de faizlerin yakın dönemde artırılacağı sinyali verdi. Yakın dönemde kastı ise Aralık ayıydı. Yellen’ın bu sözleri üzerine doların global bazda güçlenme eğilimi hızlandı ve Dolar Endeksinin hızla 101 seviyesinin üzerine çıktığı görüldü. Tüm bunlar olurken Dolar / TL de 17 Kasım Perşembe akşamı 3.3944 seviyesini gördü.

Finans piyasalarında 18 Kasım Cuma günü hakim olan beklenti, doların bir miktar gevşeyeceği yönündeydi. Ancak cuma gününe 3.38 seviyesinden başlayan dolar, saat 11.31 itibari ile bankalar arası piyasada 3.3930 seviyesinden işlem gördü, hemen ardından 3.40 seviyesini de hızla geçti.

Doların hızlı yükselişinin tek sebebi Janet Yellen’ın konuşması değil elbette… Yurt içinde başkanlık tartışması, anayasa değişikliği, referandum gibi unsurlar ile jeopolitik riskler de Türk Lirasındaki kırılganlığı artırıyor. Öte yandan Cumhuriyet gazetesine yönelik soruşturma, HDP milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar ile yeniden gündeme gelen idam konusu AB ile ilişkileri kötüleştirebileceği endişesi Türk Lirasında baskı yaratan diğer unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Bütün bu gelişmeler ise Türk Lirasının diğer gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en kötü performansı göstereni olmasına neden oluyor.

ABD’de Donald Trump’ın seçim zaferinden bu yana gelişmekte olan ülkelerdeki en iyi performanslar bile negatif değeri gösteriyor. 8-18 Kasım tarihlerindeki 10 günlük süreçte, Türk Lirası en kötü performans gösteren para birimleri arasında yüzde 6.6 düşüşle dördüncü sırada yer alıyor. İlk sırada yüzde 10.3 düşüşle Meksika Pesosu bulunuyor. Güney Afrika Randı yüzde 8.84 ile ikinci, Brezilya Reali ise yüzde 7.32 değer kaybıyla üçüncü sırada yer alıyor.

Bankacılar, kurdaki sert yükselişler karşısında Merkez Bankası’nın Türk Lirasını destekleyen adımların devam edeceğini, ancak gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde görülen küresel sert değer kayıpları karşısında bu adımların “pansuman” diye nitelendirilebilecek sınırlı etki yaratabileceğini düşünüyorlar. Başta Japon finans kuruluşu Nomura olmak üzere birçok yabancı kuruluş ise, doların kısa adede 3.60 seviyesine kadar çıkma potansiyeli bulunduğunu öngörüyor.

Darbe girişiminden bir gün önce olan 14 Temmuz’dan önceki güne kadar dolar karşısında yüzde 14’e yakın değer kaybederek gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en yüksek değer kaybını yaşayan Türk Lirası, 17 Kasım Perşembe günü, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yüzde 1’e yaklaşan değer kaybı ile en çok değer kaybeden para birimi oldu.

Tags : , , , , , ,

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Önce Moody’s’in not indirimi, ardından ABD seçimlerinde Trump’un kazanması, doların yükselişini tetiklerken Türk Lirası üzerinde olumsuz etkiler yaptı. Türk Lirasında 2016 başından beri gözlenen değer kaybı, ekonominin durgunluğu gidişini daha da hızlandırdı. Ekonomideki durgunluk hızlandıkça Türk Lirasının değer kaybı hızlanarak arttı. Deyim yerindeyse birbirini tetikleyen bir sısır döngüye dönüştü. 2016 yılı başında dolar/TL kuru 2,91 düzeyindeyken 9 Kasım itibariyle kısa süreli de olsa dolar/TL kuru 3,30 TL düzeyini aşarak tarihi bir rekor daha kırdı.

Türk Lirasındaki değer kaybı hafta boyunca sürdü ve dolar kuru 11 Kasımla biten haftayı 3,26 TL düzeyinde tamamladı. Yani sadece iki ayda, (9 Eylül- 11 Kasım) kurlardaki artış 31 kuruşu geçti. Sadece kurlardaki artış nedeniyle Türkiye’nin toplam borcu iki ayda 44 Milyar Lira daha arttı. Bunun soncunda Türkiye, 2 ay öncesine göre fakirleşti. Özellikle de dolar kazancı olmayan veya elinde dolar olmayan vatandaşların borçlanması hızlandı.

Dolardaki bu yükseliş trendinin nümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor. Finans uzmanları, Türkiye’de doların değer kaybetmesi için bir neden olmadığını söylüyorlar. Bu durumun Türkiye’de yaşayan herkese büyük maliyetleri var. Örneğin tedarikçisine 1.000 dolarlık borcu olan bir esnafın, iki ay önce geri ödeyeceği tutar 2.950 lirayken, bu borç sadece kur artışı nedeniyle 3.260 liraya çıktı.

TL değer kaybettiği için vatandaşın hayatı daha da pahalanıyor. Dolar bazında ithal edilen ürünlerin TL olarak fiyatı artıyor. Hepimizin enerjiye, doğal gaza, benzine ödediği fatura sıçradı. Çiftçinin toprağından kopardığı domatesin pazara taşınmasının maliyeti katlanıyor. Vatandaşın pazara giderken kullandığı ulaşım maliyeti artıyor. Böyle olunca, her şeyin fiyatı artması ve enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz hale geliyor. Kısacası TL dolara karşı değer kaybettiği için, gerçek enflasyon artıyor. Öte yandan TL değer kaybettikçe şirketlerimiz zarar yazıyor. Bu zararın iflasları ve işsizliği daha da artırması bekleniyor. Her 1 kuruşluk değer kaybı şirketlerimizin yaklaşık 1,8 milyar TL zarar yazmasına yol açıyor.

Ekonomi çevreleri göstermelik müdahalelerle bu gidişatı durdurmanın mümkün olmayacağını savunuyorlar. Uzmanlara göre, gidişatı durdurmanın tek çözümü, ekonomiyi canlandıracak daha kapsamlı tedbirler alınmasından geçiyor. Geçtiğimiz günlerde birtakım adımlar atılmış olsa da bunun yeterli olmayacağı, ekonomik sistemin genelini rahatlatacak tedbirler alınması isteniyor.

Tags : , , , , , , ,