Kategori: Ekonomi Politik

Moody’s not indirimi 2017 ne anlama geliyor?

Moody's Not İndirimi 2017 Ne Anlama Geliyor?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’den Türkiye’ye cuma gecesi beklenmedik bir not darbesi daha geldi. Türkiye’nin notu aynı seviyede tuttu ancak görünümü indirildi. Daha net anlatımla Türkiye’nin kredi notu “Ba1” olarak sabit tutulurken kredi notu görünümü durağandan negatife çekilmiş oldu.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, not görünümünü negatife çekmenin mantığı dört temel nedene dayandırıldı: 1. Türkiye’nin kurumsal gücünde yaşanan bozulmanın devamı; 2.Zayıflayan büyüme görünümü; 3. Kamu ve dış hesap dengeleri üzerinde artan baskılar; 4. Ve sonuç olarak artan kredi şoku riski.

Moody’s gerekli reformların yapılması, yapısal kırılganlıkların azalması ve politik risklerin düşmesiyle not artırımının olabileceğini vurgularken görünümün ötesinde bir not indiriminin daha mümkün olacağı koşulları sıraladı.Eğer ödemeler dengesi krizi ihtimalinde bir artış gözlenirse, yeni bir not indirimi gelebileceği belirtildi. Bunun göstergeleri ise TL kurunun hızla düşmesi, döviz rezervlerinde hızlı azalma ya da sermaye çıkışlarında hızlı artış olarak açıklandı. Aynı açıklamada büyüme oranında süreklilik arz eden bir zayıflama ya da hükümetin bütçe durumundaki bir kötüleşme yine aynı şekilde not indirimi riski getiren faktörler olarak belirtildi.

Bundan sonra neler olabilir?

Moody’s’in bu açıklamasından önce 3,60’ın altını hedefleyen AVD Doları / TL paritesinin aşağı kayma trendi durdu ve yükselmeye başlayarak 3.64 seviyesine çıktı. Açıklama öncesi 3,61 seviyesinde bulunurken 3,64’ün üzerine kadar yükseldi ve günlük kazançlarını sildi. Hafta sonuna rastladığı için pazartesiden itibaren yükselişin sürmesi bekleniyor.

20 Mart 2017 Pazartesi sabahı hükümet kanadının ve finans uzmanlarının yorumları dikkatle izlenecek. Hükümet kanadından gelecek tepkilerin “bu kararı tanımıyoruz”^şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Finans kuruluşları ise, not görünümü indiriminin çok da önemli olmadığı yönünde olabilir.

Ancak sakinleştirici yöndeki bu açıklamalara rağmen TL varlıklara yatırım yaparken çok dikkatli olmak gerekiyor. 16 Nisan referandurumuna çok az süre kala siyasi belirsizliğin daha da artmasına Suriye ve Irak’taki gelişmeler ve AB ülkeleriyle yaşanan gerginliklerin eklenmesiyle dolardaki yükselişin devam etmesi muhtemel…

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye’nin notunu geçtiğimiz Eylül ayında düşürmüştü. Moody’s 24 Eylül 2016’da Türkiye’nin kredi yapılabilir seviyedeki notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına çekmişti. Bu defaki aksiyonda ise kredi notunun yanı sıra kredi görünümünde de indirime gidilmiş oldu.

Tags : , , , , , , ,

Hükümet yeni bir faiz artışına sıcak bakmıyor

Hükümet yeni bir faiz artışına sıcak bakmıyor

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yeniden yükselmeye başlayan dolar kuru konusunda yaptığı konuşmada, “Dolar yükselse bile, kontrolsüz hale gelmediği sürece faiz yükselterek müdahale edilmemesinden yanayız” açıklaması yaptı.

Medyanın dolar hakkındaki sorularını cevaplayan Zeybekçi, “Döviz piyasasına klasik müdahaleye karşıyım. Kura müdahale etmek bir yarar sağlamaz. Piyasalar kendi kuralları çerçeversinde dengeyi bulacaktır. Faiz artışı gibi yöntemler kullanarak dolara müdahale etmeyi doğruu bulmuyoruz. Bnun yerine Türk Lirası’nın kontrolsüz değer kaybını önlemek çin adımlar atmayı tercihn ediyoruz” diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, doların yükselişini dizginlemek için Merkez Bankası’nın faiz artışı yapmasına nasıl baktığını ise şu sözlerle açıkladı: “faiz artırımı yapılırsa bu, tüketim ve yatırıma zarar verebilir. Bu nedenle faiz artırımı yapılması yönündeki telkinleri dikkate almıyoruz.”

Zeybekci enflasyon sepetinin revize edilmesi için çalışmaların yeniden başlayacağını da sözlerine ekledi. Ancak önümüzdeki dönemde nasıl bir enflasyon sepetinin baz alınacağı konusunda detaylı bilgi vermedi.

Tags : , , , , , , , ,

Emekli ve memurların ocak ayı zamlı maaşları belli oldu

Emeklilerin ve memurların 2017 ocak ayındaki yeni zamlı maaşları şimdiden şekillendi, asgari ücretliler ise Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan çıkacak karara kilitlendi.

Hem emekliler hem de çalışanlar için Ocak zam ayı olacak. 11.6 milyon emekli, 3.1 milyon memur ve 5 milyonu aşkın asgari ücretlinin maaşı Ocak’ta değişecek. Emeklilerin ve memurların yeni maaşları şekillendi; asgari ücretliler ise Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na kilitlendi.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri

Ocak’ta maaşlar, 2016’nın ikinci 6 aylık döneminde gerçekleşen enflasyon kadar artırılacak. Enflasyon tahminine göre, zam oranının yüzde 3.73 olması bekleniyor. Ocak zammı yüzde 3.73 olursa en düşük maaş; 2000 yılından önce emekli olan SSK’lılarda 1.339 liradan 1.389 liraya, 2000’den sonra emekli olan SSK’lılarda 798 liradan 828 liraya, Bağ- Kur esnaf emeklilerinde 1.163 liradan 1.206 liraya, Bağ-Kur tarım emeklilerinde ise 916 liradan 950 liraya yükselecek.

Emekli Sandığı memur emeklileri

Emekli Sandığı’na tabi olan memur emeklilerine Ocak’ta yüzde 3’lük toplu sözleşme zammı ve 2016’nın ikinci yarısındaki enflasyon yüzde 5’i aşarsa enflasyon farkı yansıtılacak. Halen en düşük memur emeklisi aylığı 1.701 lira seviyesinde bulunuyor. Yüzde 3’lük zamla bu maaş, 51 lira artışla 1.752 liraya yükselecek. Enflasyon farkı oluşursa, maaş daha da artacak.

Çalışan memurlar

Ocak’ta memurlara, yüzde 3’lük toplu sözleşme zammı ve 2016’nın ikinci 6 aylık döneminde gerçekleşen enflasyon yüzde 5’i aşarsa enflasyon farkı verilecek. Yüzde 3’lük toplu sözleşme zammıyla maaşlar 76 ile 285 lira arasında artacak. Ocak’ta maaşlara yansıtılacak zamlara aile ve çocuk yardımı da eklendiğinde müsteşar maaşı 9.498 liradan 9.783 liraya çıkacak. 12. derecenin birinci kademesindeki hizmetlinin 2.517 lira olan maaşı 2.593 lira, 13. derecenin üçündeki memurun 2.678 lira olan maaşı 2.758 liraya yükselecek.

Asgari ücretliler

Asgari ücret de Ocak’ta zamlanacak. Asgari Ücret Komisyonu, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak yeni ücreti belirleyecek. Türk-İş masaya halen 1.300 lira olan net asgari ücretin 1.600 liraya çıkarılması teklifiyle oturdu. Zam oranı, Aralık ayının sonuna kadar belirlenecek. Asgari ücretliler, zamlı maaşlarını 2017 şubat ayında almış olacak.

Tags : , , , , , , , ,

Yeni anayasa ve başkanlık sistemi kredileri nasıl etkiler?

Yeni anayasa ve başkanlık sisteminde kolay kredi olur mu, faizler düşer mi? Dolar düşer mi?

Akparti ile MHP’nin uzlaşmaya vardığı yeni anayasa teklifi, 10 Aralık 2016 Cumartesi günü TBMM’ye sunuldu. İki partinin uzlaştığı yeni anayasada başkanlık sistemine yer verilecek ama ismi cumhurbaşkanlığı olarak kalacak. Yeni anayasa kabul edildiği takdirde, cumhurbaşkanı artık yürütmenin başı olacağı için başbakanlık da tarihe karışmış olacak. Yeni anayasa tasarası, mecliste çoğunlukla kabul edilse bile referanduma, yani halk oylamasına götürülmesi öngörülüyor.

Bunlar, konunun siyasal yönleri… Vatandaşın merak ettiği ise, Türkiye’ye başkanlık sisteminin gelmesiyle birlikte ekonomik alanda nelerin değişeceği… Mevcut ekonomik yapıda bir değişiklik olup olmayacağı merak ediliyor. Ayrıca bir başka merak konusu da, anayasanın kabulüne kadar gidecek referandum sürecinden ekonominin olumsuz etkilenip etkilenmeyeceği… Her iki konu da sokaktaki vatandaşın kafasını karıştırmaya devam ediyor.

Öncelikle hemen belirtelim ki, yeni anayasa veya başkanlık sistemi taslağında ekonomik sistemde herhangi bir yapısal değişiklik öngörülmüyor. Yani farklı bir ekonomi modeli, finans ve bankacılığın daha geri planda olduğu bir ekonomik model düşünülmüyor. Dolayısıyla yeni anayasa kabul edilirse ve başkanlık gelirse Türkiye’nin siyasi yapısında çok şeyler değişecek ama ekonomik yapıda herhangi bir değişiklik olmayacak.

Zaten yeni anayasayı gündeme getiren iktidar partisinin yetkilileri de, başkanlık geldiği takdirde ekonomide işlerin daha hızlı işleyeceğini, karar mekanizmasının daha çabuk çalışacağını söylüyorlar. Bunun da vatandaşın bankalardan daha kolay ve hızlı kredi kullanmasının önünü açacağını savunuyorlar. Konu hakkında görüş bildiren finans uzmanları da, ekonomik yapının daha hızlı işleyeceği ve kararların çabuk alınacağı, vatandaşa yansımasının da olumlu olacağı, ihtiyaç kredisine ve diğer kredilere daha kolay ulaşacağı yönünde hemfikirler…

Tags : , , , , , ,

Patronlar da dolar bozdurmazsa TL kurtulamaz

Patronlar da dolar bozdurmazsa TL kurtulamaz

Türk Lirası’nın dolar karşısında karşısında hızla değer kaybetmesine yurt dışından yorumlar gelmeye devam ediyor. Bu konuda en son yazı Londra merkezli Financial Times gazetesinde yayınlandı. Yazıda, döviz borcu olan şirketlerin zor durumda olduğu vurgulanırken Türkiye’den yabancı sermaye çıkışının sürebileceğine dikkat çekildi. Financial Times’a göre, şirket sahipleri yurt dışı bankalardaki milyonlarca doları Türkiye’ye getirmediği sürece TL’nin bu açmazdan kurtulabilmesi çok zor…

Uluslararası iş çevrelerinin yakından takip ettiği Londra merkezli Financial Times gazetesi, Türk özel sektörünün borcunu döndürmesini zorlaştıracak kritik dolar/TL kuru eşiğinin 3.70 olduğunu yazdı. Gazetedeki analize göre, Türk şirketlerinin 210 milyar dolara ulaşan döviz cinsinden borcunun döndürülmesinde, yurtdışı banka hesaplarındaki on milyarlarca dolar kurtarıcı olabilir.

“Türkler doların sultasını yenmek için liraya güvenmeye çağrılıyor” başlıklı analizde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı döviz satma kampanyalarına değinildi. Bir iktidar yetkilisinin, “Vatandaşlarımız liradan vazgeçmedikçe her şey yoluna girer” dediğini aktaran gazete, böylece ülkenin döviz hesaplarındaki 140 milyar doların önemli bir kısmının liraya çevrilmesinin umulduğunu yazdı.

Sonuçlar ağır olabilir

Türkiye gibi diğer gelişen piyasa ülkelerinin de yabancı yatırımcıların çıkışa yönelmesi nedeniyle doların değerlenmesinin baskısı altında olduğuna dikkat çekilen analizde şu ifadelere yer verildi: “Piyasa hareketleri, düşük ABD faiz oranları ile gelişmekte olan ekonomilere giren ve buralardan çıkan sermaye akımları arasındaki etkileşime işaret ediyor. Şirketleri başka yerlerdeki aşırı düşük para politikasının avantajını kullanarak yüksek miktarda döviz cinsinden borç alan Türkiye gibi ülkeler için sonuçlar ağır olabilir.

Son haftalık veriye göre, yabancı yatırımcılar kasım ayında 2.6 milyar dolarlık Türk tahvil ve senedini elden çıkardı. Türk vatandaşları Erdoğan’ın çağrısına rağmen ayın son haftasında (kasım) 1 milyar dolarlık döviz satın aldı.”

Dolar/TL kurunun 3.70’in üzerine çıkması halinde bu borcun döndürülmesinin iyice zorlaşacağını belirten gazete, geçen hafta TL karşısında 3.59’u gören doların bugünlerde 3.50’nin altına indiğini hatırlattı. Analizde, “Uzmanlar Türk şirketlerinin yurtdışı banka hesaplarında ödemelerini yapmak için geri çağırabilecekleri on milyarlarca doları olduğuna ilişkin varolan yaygın kanaat nedeniyle ek bir rahatlama yaşanabileceğini söylüyor” ifadeleri dikkat çekiyor.

Herkes çıkış kapısına yönelirse…

Financiall Times, gelişen piyasa ülkelerinden kasımda 24 milyar dolarlık çıkış olduğunu belirtti. Analizde, “Son haftalarda Meksika Pesosu ve Hindistan Rupisi gibi para birimleri de hırpalandı ama para birimi zayıflayan her ülkede yüksek seviyede döviz borcu yükü yok. Özellikle Türkiye korunmasız kaldı” ifadelerine yer verildi. Haberde “Geçen hafta herkesin konuştuğu şey liraydı; Macar Forinti, Arjantin Pesosu veya Güney Afrika Randı değil. Eğer herkes çıkış kapısına yöneliyorsa kimse en sonuncu olmak istemez” denildi.

Tags : , , , , , , ,

Dolarda kritik hafta başlıyor: Nereye kadar yükselir?

Dolarda kritik hafta başlıyor: Nereye kadar yükselir?

Başta dolar olmak üzere tüm döviz kurlarında yükseliş trendi devam ediyor. Dolar / TL kurunda bu hafta 3.60 seviyesinin üzerinde 3.70 – 3.75 sonraki direnç noktaları olacak. Geri çekilmelerde ise 3.45 ilk destek seviyesi gibi görünüyor. Euro’da ise 3.90 ve 4.00 direnç seviyeleri, 3.83 seviyesini geçemeyen yükselişler kâr satışlarını beraberinde getirebilir.

Piyasalarda döviz kurlarına bağlı dalgalanma hız kesmeden devam ediyor. Dışarıda dolardaki değerlenme ivme kaybetmesine rağmen iç piyasada dolar / TL kurundaki yükseliş hızlandı. Temel etken dolar ve tahvil faizlerinde yükseliş olmakla birlikte bu durum iç gündemin biraz daha öne çıktığını gösteriyor. Avrupa Birliği ile yaşanan polemikler, Suriye odaklı jeopolitik riskler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın döviz satın çağrıları ile faiz tartışmaları, Türkiye’nin hassas döviz dengesi ve başkanlık eksenli siyasi gelişmeler yakından takip ediliyor.

Ancak 2 Aralık Cuma günü dışarıda doların değer kaybı ve uzun dönemli bono faizlerindeki düşüş içerideki baskıyı azalttı. Ekonomi yönetiminin iç kullanımda TL’yi baz alan tedbirleri herhangi bir etki yapmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Döviz satıp TL ve altın alın” çağrısının etkileri izleniyor. Bazı yabancı yatırım bankalarının dolar / TL pozisyonunda kârlarını realize ettiklerine yönelik haberler önem taşıyor. Petrol fiyatları ve FED takip ediliyor.

OPEC’in petrol üretiminde kesintiye gitme kararına bağlı petrol fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde cari açık ve enflasyona olası olumsuz yansımaları, FED’in faiz artışı beklenen 14 Aralık toplantısı, Avrupa Birliği’nden çıkması beklenen karar ve İtalya’daki referandum sonuçlarına göre önemli etkenler olabilir. Türk sermaye piyasalarında Kasım ayı yabancı satışları 2.6 milyar dolara ulaşmış durumda. Yükselen döviz, düşen borsa görünümü borsada tepki, dövizde kâr satışnı gündeme getirdi. Ancak belirsizlik ve beklenti eksikliği nedeniyle temkinli görünüm korunuyor.

Euro / TL kurunda, yeni zirve denemeleri sürüyor. İlk destek 3.70 ve 3.65 seviyelerinde. 3.65 daha önemli. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenebilir. İlk dirençler ise 3.82 – 3.83. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Sonraki dirençler 3.90 ve 4.00. 3.83’ü geçemeyen çıkışlar kâr satışı getirebilir.

Tags : , , , , , , ,