Kategori: Genel

65 Yaş Aylığı Nasıl Alınır, Kimler Alabilir?

65 yaşını doldurmuş TC vatandaşlarına devlet tarafından yaşlılık maaşı verildiği biliniyor. Bu maaş halk arasında 65 yaş aylığı olarak da biliniyor. Ancak bu maaşı alabilmenin bazı ön koşulları var. Devletin ödediği yaşlılık maaşını alabilmek için söz konusu kişinin öncelikle 65 yaşını doldurmuş olması (65 yaşını bitirip 66 yaşından gün almış olması) gerekiyor. Buna ek olarak sosyal güvencesi olmaması, ekonomik durumunun yetersiz olması gibi koşullar da aranıyor. Bu koşulları karşılayan TC vatandaşlarına yaşlılık maaşı bağlanıyor.

Hükümetin geçtiğimiz aylarda yaptığı bazı düzenlemeler sonucunda yaşlılık maaşı alma koşulları kolaylaştırıldı. Yaşlılık maaşı almak için başvuru yapan kişilerin gelir durumu, daha önce ailesiyle birlikte değerlendiriliyordu. Çıkarılan yasayla bu değiştirildi, Başvuru yapan kişilerin çocuklarıyla birlikte değil, sadece kendisi ve varsa eşiyle değerlendirilmesi imkanı getirildi. Böylece çocuklarının gelir düzeyi yüksek olsa bile, onlardan bağımsız olarak yaşlılık maaşı alabilmesi sağlandı.

Kimler Başvuru Yapabilir?

1. 65 yaşını doldurmuş olan TC vatandaşları

2. Sosyal Güvenlik Kurumundan (SSK, Emekli Sandığı, Bağkur) gelir ve aylık hakkından yararlanmayanlar

3. Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim ödemeyenler

4. Muhtaçlık sınırından az geliri (2017 itibarıyla 423 TL) olan ve bu hali valilikler ya da kaymakamlıklar tarafından saptanan kişiler 65 yaş aylığı almak amaçlı başvuruda bulunabiliyor.

Aylık bağlama işlemleri, defterdarlıklar ve mal müdürlükleri aracılığıyla bütün belgelerin eksiksiz olarak ulaşmasıyla ve geliş sırasına konularak yapılıyor. İlk ödeme, herhangi bir Ziraat Bankası şubesi aracılığıyla daha sonraki ödemeler ise herhangi bir PTT şubesi aracılığıyla gerçekleşiyor.

Aylıklar Mart, Haziran, Eylül, Aralık olmak üzere üçer aylık dönemlerde ödeniyor. Üç ayda bir ödenen bu aylık, 2017 yılı itibarıyla 705 TL (aylık 235 TL) seviyesinde bulunuyor.

Maaş bağlanma süreci nasıl işliyor?

Öncelikle kaymakamlık ya da valiliklere ilişkili defterdarlık ya da mal müdürlüklerinden başvuru evrakı alınıyor.

İl ya da ilçe idare kurulu aracılığıyla verilen muhtaçlık kararı belgeleri alınıyor.

Bu belgeler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binalarındaki Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü’ne teslim ediliyor.

Bu belgeler SGK yetkilileri tarafından inceleniyor ve o kişinin yaşlılık maaşı alıp almayacağına karar veriyor.

65 yaş aylığı için müracaatı yakını aracılığıyla (vasi) yapılması için mahkemeden vasilik kararı alınıyor.

Tags : , , , , , ,

Banka borcu ödenmezse kefilin başına ne gelir?

Banka borcu ödenmezse kefilin başına ne gelir?

Türkiye gibi aile bağlarının sıkı olduğu ülkelerde kefillik mekanizması da oldukça yaygındır. Gelişmiş Batı ülkelerinde bankadan kredi alırken kefil istendiğinde böyle bir kefili çevrenizde kolay kolay bulamazsınız. Kefil imzası atmamak için bin dereden su getirirler. Ancak aile ve hısımlğa çok önem verilen ülkemizde biraz da, “Kefil olmayı hiç istemedim ama onu kıramadım” sözleriyle özetlenen gönülsüz kefillik olayını hep görürüz.

Banka mevzuatında elbette “Gönülsüz kefillik” diye bir kavram yoktur. Bankadan kredi çeken bir yakınınıza kefil olmuşsanız, onun borcuna da ortak olmuşsunuz demektir. Yakınınız borcu ödemediği takdirde banka sizden isteyecektir ve “Ben gönülsüz olarak kefil oldum, hiç istemedim aslında” demenize bakmaz.

Tabloyu böylece özetledikten sonra şimdi kefillik kurumunu detaylarıyla incelemek istiyoruz. Bir yakınınız için kefil imzası atmadan önce bu yazıyı dikkatle okursanız, işinize yarayacak önemli ipuçları bulabilirsiniz. Bundan sonrası size kalmış. “Ben kefil olurum arkadaş” derseniz bankaya gider ve özgür iradenizle kefillik imzanızı atarsınız.

Banka Borcu Ödenmezse…

Kefil olunan kişi, bankaya borcunu ödemezse son aşamada icra işlemi başlatıldığını biliyoruz. Burada hukuk karşısında taraflardan birisi banka, diğeri borçlu kişidir. Eğer kredi işleminin kefili varsa, üçüncü taraf olarak kefil de devreye girer ve borçtan sorumlu olur. Ancak kefilin nasıl bir kefalete imza attığına bakılır. Bu noktada kefaletin niteliği, kefile haciz gelip gelmeyeeğinin belirleyicisi olacaktır.

Kefalet Çeşitleri

Bankalar ve diğer finans kurumlarındaki kefalet süreçlerinde birinci derece ve ikinci derece kefalet kavramları vardır. Dolayısıyla hangisine imza attınızı bilmeniz gerekir. Birinci derece kefil olduysanız, asıl borçlunun borcunu ödememesi halinde banka hemen kefile yönelir ve borcu ödemesini ister. İkinci derece kefil olduysanız bu aşama aşama gerçekleşir. Yani, banka önce asıl borçluya icra kanallarını uygular, başarılı olamazsa kefile icra getirir. Bu açıdan bakılırsa ikinci derece kefaletin biraz daha avantajlı olduğu söylenebilir.

Adi Kefalet Nedir?

Bu tür kefalette asıl borçlu kişinin borcu ödememesi halinde banka, öncelikle ihbar ve icra gibi yaptırımları borçlunun kendisine uygular. Asıl borçluya uygulanan işlemlere rağmen borç ödenmezse sıra kefile gelir. Bir başka deyişle, adi kefalet süreci, ikinci derece kefalet olarak da tanımlanabilir.

Müteselsil Kefalet Nedir?

İkinci kefillik türü de müteselsil kefalettir. Bu kefillik aslında büyük bir risk taşır. Çünkü asıl borçlu borcunu ödemediğinde kime icra takibi başlatacağına banka avukatı karar verir. Eğer kefil olarak sizin maddi durumunuz daha iyi ise, banka avukatı bu durumda parayı daha kolay tahsil etmek için öncelikle sizin kapınızı çalıp borcu ödemenizi isteyecektir.

Örneğin devlet memurlarının özel sektördeki bir kişiye kefil olması durumunda, müteselsil kefillik söz konusu ise, maaşa daha kolay haciz konulduğu için banka avukatı öncelikle kefile haciz göndermeyi tercih edebilir.

Bir tanıdığınızın bankadan aldığı kredi borcu için imza atmadan önce her iki kefalet türünü dikkatle incelemenizi öneriyoruz. Sizden kefil olmanızı isteyen tanıdığınız kıramayacağınız bir kişi ise ve kendinizi imza atmaya zorunlu hissediyorsanız en azından adi kefalet imzasını tercih etmenizde, müteselsil kefaletten uzak durmanızda yarar olduğunu düşünüyoruz.

Tags : , , , , , ,

Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı krediyi kimler alabilir?

Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı krediyi kimler alabilir?

Kısaca KGF desteği olarak bilinen Kredi Garanti Fonu destekli ticari krediler, Ocak ayından itibaren ülkemiz esnafının ve KOBİlerinin hayatına girdi. Bankalardan ticari kredi almakta güçlük çeken esnaf ie KOBİler, Kredi Garanti Fonu teminatlı kredi imkanına can havliyle sarıldı. KGF destekli kredi kullanma koşullarını ve sağladığı avantajları bilmeyenler, “Biz de işimizi büyütmek istiyoruz, bu krediyi hangi koşullarla kullanabiliriz? sorusu üzerinde kafa yormaya başladılar.

KGF destekli kredileri incelerken öncelikle şunu belirtelim. Bu tip krediyi kullanan esnaf ve işletmeler için teminat konusu bir sorun olmaktan çıkıyor. Çünkü kredi kullanmak için gereken teminat, ilgili banka ve KGF ortaklığıyla sağlanan kefalet desteğiyle sağlanıyor. Böylece teminat sıkıntısı çeken işletmelerin, işletme sermayesi ve yatırım finansmanı ihtiyaçlarına yönelik çözümler kolayca gerçekleşiyor.

KGF teminatlı kredi avantajları

— İşletme ve yatırım kredilerinde % 90’a varan Hazine Desteği
— KOBİ’lere 12.000.000 TL’ye varan kefalet desteği
— KOBİ’lere 12.000.000 TL’ye varan kefalet desteği
— İşletme kredilerinde 1 yılı ödemesiz dönemli toplam 5 yıla varan ve yatırım kredilerinde 3 yılı anapara ödemesiz toplam 10 yıla varan vade imkAnı
— Diğer bankacılık ürün ve hizmetlerinde ayrıcalıklar

Kimler yararlanabilir?

— Yıllık cirosu veya aktif büyüklüğü 40 milyon TL’den küçük olan, çalışan sayısı 250’den az olan, 1 yıldan fazla süreden beri faaliyet gösteren KOBİ ve esnaflar
— İhracatçı KOBİ’ler
— Yurt içinde faaliyet gösteren, SGK ve vergi borcu olmayan, borcu bulunduğu takdirde yeniden yapılandırılmış olan ve yapılandırma kredisinde ödeme gecikmesi bulunmayan, başvuru tarihi itibarıyla kendisinin ve grup firmalarının banka kayıtlarında iflas, iflas ertelemesi, fesih, konkordato kaydı olmayan, kredileri donuk alacak niteliğinde olmayan esnaf ve KOBiler, KGF kefaletinden yararlanabiliyor.

Tags : , , , , , , , , ,

Borsanın 100.000 olması kolay ve ucuz kredi getirir mi?

Borsanın 100.000 olması kolay ve ucuz kredi getirir mi?

Borsa İstanbul, 13 Haziran Salı günü 100.000 seviyesine tırmanarak tarihi rekor kırdı. 2013 yılından beri bir türlü bu seviyeye çıkamayan Borsa İstanbul’daki 100.000 rekoru Türkiye’ye yatırım yapanları sevindirirken vatandaşlar arasında “Uzun süredir sıkıntılı olan kredi çekme işlemleri bundan sonra açılır mı? Eski yıllarda olduğu gibi kolay ve ucuz kredi çekebilir miyiz?” şeklinde bir beklenti oluşturdu.

Sözünü ettiğimiz bu beklenti pek de haksız değil… Çünkü orsa İstanbul’u 100.000 seviyesine taşıyan hızlı yükselişin bankacılık sektörü öncülüğünde gerçekleşti. Banka kağıtlarının 70.000’li seviyelerden 100.000’lere yükselmiş olması, sektörün giderek güçlendiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Banka kağıtlarına yabancı ilgisi arttıkça yurt dışından düşük faizli sendikasyon kredisi kullanma imkanları genişleyecek, bu da haliyle ihtiyaç kredisi talep eden müşterilere, yani vatandaşlara olumlu yansıyacak.

Peki, bu gelişme ne kadar zamanda olacak? Örneğin ramazandan hemen sonra ucuz ve kolay kredi koşulları gerçekleşebilir mi? Finans uzmanları, bu konuda kesin bir tarih veremiyorlar. Bankaların sendikasyon kredisi kullanma hızı artarsa temmuz ayı başlarında bunun mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Yurt dışından aldığı düşük faizli krediyi müşterisine sunmak isteyen bankalar, rekabetin de devreye girmesiyle birlikte vatandaşa ucuz ve kolay ihtiyaç kredi sağlamaya başlayabilir. Bu da, geri ödeme taksitlerinin daaha düşük olacağı sonucunu getirebilir.

Bankalardan eski günlerde olduğu gibi kolay ve ucuz ihtiyaç kredisi kullanmak için biraz daha sabretmekte yarar var. “Ben o kadar bekleyemem, bana acil kredi lazım” diyorsanız, bugünkü faiz koşullarında da ihtiyaç kredisi kullanabilirsiniz. Bir iki ay sonra kredi faizleri düştüğünde bankanızla konuşarak faiz yapılandırması yapabilirsiniz.

Tags : , , , , , ,

19 Mayıs Cuma Bugün Bankalar Açık mı? Kredi Çekiliyor mu?

Ülkemizde bugün 19 Mayıs Gençlik ve SPor Bayramının 98. yıl dönümünü heyecan ve gururla kutluyoruz. Artık eskisi gibi stadyum törenleri yapılmıyor olsa da 19 Mayıs heyecanı hiç eksilmeden devam ediyor. Hepimiz biliriz, 119 Mayıs gibi milli bayramlarda okullar, devlet daireleri hep tatil olur. Başta kamu ve özel bankalar olmak üzere finans kuruluşları da bayram nedeniyle tatile girer.

Ancak bu yıl, güvenlik gerekçesiyle bazı şehirlerde 19 Mayıs kutlamalarının iptal edilmiş olması kafaları karıştırdı. Kutlama törenlerinin yanı sıra 19 Mayıs tatilinin de iptal edilip edilmediği net anlaşılamadı. Tatil iptal edildiyse bankalar açık mı olur, kapalı mı olur sorusu netliğe kavuşamadı. Bankalarda kredi ödemesi veya kredi çekme gibi işi olanlar, bankanın açık veya kapalı olduğuna bir türlü karar veremediler. Sitemizin takipçileri çarşamba gününden itibaren mesajlar atarak bu kargaşanın en doğru cevabının ne olduğunu öğrenmeye çalıştılar.

Biz gelen her mesaja ayrıntılı cevap vermeye çalıştık ama bir kere de buradan konuya açıklık getirmek istiyoruz. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, diğer milli bayramlarımız gibi (23 Nisan, 30 Ağstos, 29 Ekim) ülkemizde resmi tatildir. Bu nedenle kamu çalışanlarının tamamı ve özel sektördeki kurumsal şirketlerin hepsi tatile çıkar. Kurumsal olmayan küçük işletmelerde ise çalışanlara tatil verilmeyip dükkanlar açık kalır.

Başka bir deyişle 19 Mayıs’ta kamu çalışanlarına verilen tatil, resmi tatil kapsamındadır. Dini bayramları hafta sonu tatiliyle birleştirmek için uygulanan idari izin sisteminden farklıdır. Kamu çalışanları 19 Mayıs tatilinde resmi tatil yaparlar. Sonuç olarak, bazı şehirlerde güvenlik gerekçesiyle 19 Mayıs kutlamaları iptal edilmiş olsa bile, bu durum 19 Mayıs tatilinin iptal edildiği ve çalışma yapılacağı anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla 19 Mayıs 2017 Cuma günü ülkemizdeki bütün özel bankalar ve kamu bankaları tatil nedeniyle kapalı olacak. Başta kredi işlemleri olmak üzere hiçbir hizmet verilmeyecek. Bu tür işlemleri olanlar banka önlerindeki ATM cihazlarından yapabilirler. 19 Mayıs tatilinin bitiminden sonraki günler de cumartesi ve pazara denk geldiği için bütün banka şubelerinde çalışma 22 Mayıs Pazartesi sabahı başlayacak. Bu nedenle, “Başıma bir iş gelir mi?” endişesi duymadan gönül rahatlığıyla evinizde oturabilir ya da güzel havada çıkıp gezebilir, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutlayabilirsiniz.

Tags : , , , , , ,

Moody’s not indirimi 2017 ne anlama geliyor?

Moody's Not İndirimi 2017 Ne Anlama Geliyor?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’den Türkiye’ye cuma gecesi beklenmedik bir not darbesi daha geldi. Türkiye’nin notu aynı seviyede tuttu ancak görünümü indirildi. Daha net anlatımla Türkiye’nin kredi notu “Ba1” olarak sabit tutulurken kredi notu görünümü durağandan negatife çekilmiş oldu.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, not görünümünü negatife çekmenin mantığı dört temel nedene dayandırıldı: 1. Türkiye’nin kurumsal gücünde yaşanan bozulmanın devamı; 2.Zayıflayan büyüme görünümü; 3. Kamu ve dış hesap dengeleri üzerinde artan baskılar; 4. Ve sonuç olarak artan kredi şoku riski.

Moody’s gerekli reformların yapılması, yapısal kırılganlıkların azalması ve politik risklerin düşmesiyle not artırımının olabileceğini vurgularken görünümün ötesinde bir not indiriminin daha mümkün olacağı koşulları sıraladı.Eğer ödemeler dengesi krizi ihtimalinde bir artış gözlenirse, yeni bir not indirimi gelebileceği belirtildi. Bunun göstergeleri ise TL kurunun hızla düşmesi, döviz rezervlerinde hızlı azalma ya da sermaye çıkışlarında hızlı artış olarak açıklandı. Aynı açıklamada büyüme oranında süreklilik arz eden bir zayıflama ya da hükümetin bütçe durumundaki bir kötüleşme yine aynı şekilde not indirimi riski getiren faktörler olarak belirtildi.

Bundan sonra neler olabilir?

Moody’s’in bu açıklamasından önce 3,60’ın altını hedefleyen AVD Doları / TL paritesinin aşağı kayma trendi durdu ve yükselmeye başlayarak 3.64 seviyesine çıktı. Açıklama öncesi 3,61 seviyesinde bulunurken 3,64’ün üzerine kadar yükseldi ve günlük kazançlarını sildi. Hafta sonuna rastladığı için pazartesiden itibaren yükselişin sürmesi bekleniyor.

20 Mart 2017 Pazartesi sabahı hükümet kanadının ve finans uzmanlarının yorumları dikkatle izlenecek. Hükümet kanadından gelecek tepkilerin “bu kararı tanımıyoruz”^şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Finans kuruluşları ise, not görünümü indiriminin çok da önemli olmadığı yönünde olabilir.

Ancak sakinleştirici yöndeki bu açıklamalara rağmen TL varlıklara yatırım yaparken çok dikkatli olmak gerekiyor. 16 Nisan referandurumuna çok az süre kala siyasi belirsizliğin daha da artmasına Suriye ve Irak’taki gelişmeler ve AB ülkeleriyle yaşanan gerginliklerin eklenmesiyle dolardaki yükselişin devam etmesi muhtemel…

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye’nin notunu geçtiğimiz Eylül ayında düşürmüştü. Moody’s 24 Eylül 2016’da Türkiye’nin kredi yapılabilir seviyedeki notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına çekmişti. Bu defaki aksiyonda ise kredi notunun yanı sıra kredi görünümünde de indirime gidilmiş oldu.

Tags : , , , , , , ,