Kategori: Kredi Kullanımı Bilgileri

Krediyi erken kapatırsak cezası var mı?

Krediyi erken kapatırsak cezası var mı?

Banka bizden erken ödeme cezası isterse haklı mı?

Bankalardan konut kredisi kullandıktan bir süre sonra borcumuzu vadesinden önce kapatmak isteyebiliriz. Elimize bir miktar toplu para geçmiştir, bu nedenle borcumuzu vadesi bitmeden kapatarak faiz yükünden kurtulmak daha cazip gelebilir. Ancak unutmayalım ki, bankadan aldığımız konut kredisini vadesinden önce kapatırsak bunun belli bir cezası vardır ve ismi de Erken Ödeme Cezası’dır. Üstelik, “Kredi borcumu ödedim işte, bankayı 120 ay bekletmedim, böyle ceza mı olur?” diye itiraz etme şansımız da yoktur. Çünkü konut kredisi kullanırken bankayla imzaladığımız sözleşmede Erken Ödeme Cezası açıkça yer alır.

Erken Ödeme Cezası Nedir?

Erken ödeme cezası, hukuksal anlamda kredi borcunun banka ile müşteri arasında yapılan sözleşmeyle planlanan vadeden önce kapatılmasından dolayı ödenen cezadır. Erken ödemeden dolayı bankanın faiz gelirinin düşmesi nedeniyle böyle bir ceza ödenir. Yani bankanın gelir planını bozduğunuz için ceza ödememiz gerekir. Erken ödeme cezasının sadece konut kredilerine uygulandığını belirtelim. Taşıt ya da ihtiyaç kredinizi planlanan vadeden önce kapatmak istenirse herhangi bir ceza ödenmez.

Peki, Erken Ödeme Cezası’nın yasal bir dayanağı var mı? Hukuksal boyutta itiraz imkanımız var mı? Tüketicinin Korunması Kanunu’nun 37. maddesi şöyle der: “Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın kalan vadesi 36 ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi 36 ayı aşan kredilerde ise yüzde ikisini geçemez.”

Bu madde ile bankanın erken ödeme cezası olarak alınabileceği tutarın kanunla sabit hale getirildiğini görüyoruz. Düzenlemede belirtilen sınırın üst sınır olduğunu, banka isterse bu tutardan daha az erken kapama cezası talep edebilir.

Mevcut kredi borcunuzu yapılandırmak istediğimizde de erken ödeme cezası ödememiz gerekir Çünkü yapılandırma denilen olay aslında kredimizi kapatıp yeniden bir kredi almaktır. Aynı şekilde başka bir bankaya borç transferi yaparken de erken ödeme cezasına muhatap olacağımızı unutmayalım.

Tags : , , , , , ,

Kredi çekerken Yıllık Maliyet Oranı’na dikkat edin

Kredi çekerken Yıllık Maliyet Oranı'na dikkat edin

Bankalardan ihtiyaç kredisi kullanmayı düşündüğümüzde öncelikle faizinin ne kadar olduğuna bakarız. Faiz önemlidir, çünkü geri ödeme sonunda o kredinin bize ne kadara mal olacağının göstergesidir. Ancak kredi faizleri listelenirken aylık bazda yayınlandığını biliyoruz. Faizin ne kadar olduğu açıklanırken bu, % 1.25, % 1.35 gibi aylık faiz oranıyla listelenir. Ourum böyle olunca da kullanacağımız kredinin bize yıllık bazda ne kadara mal olacağı gölgede kalır. Sonuç olarak o kredinin yıllık maliyet oranının ne olacağını göz ardı ederiz.

Yıllık Maliyet Oranı Nedir?

Kullandığımız herhangi bir kredinin maliyeti en basit anlatımıyla çektiğimiz tutarla geri ödediğimiz tutar arasındaki farktır. Kredinin maliyetini belirleyen etmenler arasında kredi faiz oranının yanı sıra olduğu sigorta, dosya masrafı, kredi tahsis ücreti gibi ek ücretler de yer alır. Tüm bu masraflar birleştiğinde kullanılan kredi ile ilgili bir maliyet oranı oluşur. Bazı durumlarda kredi faiz oranı düşük olsa bile masraflardan dolayı kredinin maliyetinin, kredi faiz oranı daha yüksek bir krediden daha yüksek olabildiğini unutmayalım.

Yıllık maliyet oranının ana özelliği, kullanılan kredinin tabela faiz oranı değil, gerçek faiz oranını sunmasıdır. İhtiyacımız için kredi araştırması yaparken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta bu nedenle yıllık maliyet oranıdır.

Nasıl Hesaplanır?

Yıllık maliyet oranı hesaplaması yapılırken alınacak toplam faiz tutarı (ana para dışında kalan tutar), masraflar, vergiler bir araya getirilerek efektif faiz oranı elde edilir. Elde edilen bu oran 12 ile çarpıldığında yıllık maliyet oranı elde edilmiş olur.

Kredi araştırması yaparken yıllık maliyet oranını bu yöntemle kendimiz hesaplayabileceğimiz gibi bazı internet sitelerindeki hesaplama araçlarıyla da yapabiliriz. Böylece çekmek istediğimiz kredi vade ve tutarına göre hemen sonuç alabiliriz. Yaptığımız bu hesaplama sonucunda bankalara ait farklı kredi ürünlerinin kredi faiz oranlarını, aylık ödemelerini ve toplam ödeme tutarlarını görebiliriz.

Tags : , , , , ,

ING Bank Kredi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler

ING Bank Kredi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler

Türkiye’de faaliyet gösteren her bankanın kendine göre kredi verme koşulları var. Kimi banka çok az belgeyle işlem yaparken kimi bankanın daha çok belge istediğini görüyoruz. Hangi bankanın hangi belgelerle ihtiyaç kredisi verdiğini görmek için şube şube dolaşmaya gerek kalmasın diye “Bankaların Kredi Başvuru Belgeleri” başlıklı bir yazı dizisi başlatmaya karar verdik. İlk yazımızda 2000’li yılların ortalarından beri Türkiye çapında hizmet veren ING Bank’ın kredi başvurusu için istediği belgeleri anlatacağız.

ING Bank Kredi Başvurusunda İstenen Belgeler

— T.C uyruklu kişiler için Nüfus Cüzdanı, Sürücü Belgesi veya Pasaport; yabancı uyruklu kişiler için Pasaport ve Oturma İzni Belgesi

— Başvuru sahibi adına, son 3 aya ait İkametgâh Belgesi ya da doğalgaz, elektrik, sabit telefon, cep telefonu faturalarından herhangi biri

Bu belgelere ek olarak, çalışma durumununa göre aşağıdaki belgeler de isteniyor:

Ücretli çalışanlar

— Son aya ait maaş bordrosu fotokopisi veya çalıştığı firmanın imza sirkülerinin olduğu maaş yazısı
— Maaş yazısının olduğu durumlarda çalıştığı firmanın imza sirküleri

Emekliler

— İlgili sosyal güvenlik kurumunca düzenlenmiş kimlik belgesi
Gelirini belgeleyen banka hesap cüzdanı fotokopisi

Tüzel kişiliği olmayan gerçek kişi tacirler ile serbest meslek erbabı

— Son yıla ait vergi levhası fotokopisi
Meslek kuruluşundan alınan varsa üyelik belgesi fotokopisi
— Vergi dairesi onaylı son yıla ait hesap vaziyeti ve eki işletme hesabı özeti.
— Firma ortağının vergi levhası

Çiftçiler

— Çiftçilik belgesi

Tags : , , , , ,

Banka borcu ödenmezse kefilin başına ne gelir?

Banka borcu ödenmezse kefilin başına ne gelir?

Türkiye gibi aile bağlarının sıkı olduğu ülkelerde kefillik mekanizması da oldukça yaygındır. Gelişmiş Batı ülkelerinde bankadan kredi alırken kefil istendiğinde böyle bir kefili çevrenizde kolay kolay bulamazsınız. Kefil imzası atmamak için bin dereden su getirirler. Ancak aile ve hısımlğa çok önem verilen ülkemizde biraz da, “Kefil olmayı hiç istemedim ama onu kıramadım” sözleriyle özetlenen gönülsüz kefillik olayını hep görürüz.

Banka mevzuatında elbette “Gönülsüz kefillik” diye bir kavram yoktur. Bankadan kredi çeken bir yakınınıza kefil olmuşsanız, onun borcuna da ortak olmuşsunuz demektir. Yakınınız borcu ödemediği takdirde banka sizden isteyecektir ve “Ben gönülsüz olarak kefil oldum, hiç istemedim aslında” demenize bakmaz.

Tabloyu böylece özetledikten sonra şimdi kefillik kurumunu detaylarıyla incelemek istiyoruz. Bir yakınınız için kefil imzası atmadan önce bu yazıyı dikkatle okursanız, işinize yarayacak önemli ipuçları bulabilirsiniz. Bundan sonrası size kalmış. “Ben kefil olurum arkadaş” derseniz bankaya gider ve özgür iradenizle kefillik imzanızı atarsınız.

Banka Borcu Ödenmezse…

Kefil olunan kişi, bankaya borcunu ödemezse son aşamada icra işlemi başlatıldığını biliyoruz. Burada hukuk karşısında taraflardan birisi banka, diğeri borçlu kişidir. Eğer kredi işleminin kefili varsa, üçüncü taraf olarak kefil de devreye girer ve borçtan sorumlu olur. Ancak kefilin nasıl bir kefalete imza attığına bakılır. Bu noktada kefaletin niteliği, kefile haciz gelip gelmeyeeğinin belirleyicisi olacaktır.

Kefalet Çeşitleri

Bankalar ve diğer finans kurumlarındaki kefalet süreçlerinde birinci derece ve ikinci derece kefalet kavramları vardır. Dolayısıyla hangisine imza attınızı bilmeniz gerekir. Birinci derece kefil olduysanız, asıl borçlunun borcunu ödememesi halinde banka hemen kefile yönelir ve borcu ödemesini ister. İkinci derece kefil olduysanız bu aşama aşama gerçekleşir. Yani, banka önce asıl borçluya icra kanallarını uygular, başarılı olamazsa kefile icra getirir. Bu açıdan bakılırsa ikinci derece kefaletin biraz daha avantajlı olduğu söylenebilir.

Adi Kefalet Nedir?

Bu tür kefalette asıl borçlu kişinin borcu ödememesi halinde banka, öncelikle ihbar ve icra gibi yaptırımları borçlunun kendisine uygular. Asıl borçluya uygulanan işlemlere rağmen borç ödenmezse sıra kefile gelir. Bir başka deyişle, adi kefalet süreci, ikinci derece kefalet olarak da tanımlanabilir.

Müteselsil Kefalet Nedir?

İkinci kefillik türü de müteselsil kefalettir. Bu kefillik aslında büyük bir risk taşır. Çünkü asıl borçlu borcunu ödemediğinde kime icra takibi başlatacağına banka avukatı karar verir. Eğer kefil olarak sizin maddi durumunuz daha iyi ise, banka avukatı bu durumda parayı daha kolay tahsil etmek için öncelikle sizin kapınızı çalıp borcu ödemenizi isteyecektir.

Örneğin devlet memurlarının özel sektördeki bir kişiye kefil olması durumunda, müteselsil kefillik söz konusu ise, maaşa daha kolay haciz konulduğu için banka avukatı öncelikle kefile haciz göndermeyi tercih edebilir.

Bir tanıdığınızın bankadan aldığı kredi borcu için imza atmadan önce her iki kefalet türünü dikkatle incelemenizi öneriyoruz. Sizden kefil olmanızı isteyen tanıdığınız kıramayacağınız bir kişi ise ve kendinizi imza atmaya zorunlu hissediyorsanız en azından adi kefalet imzasını tercih etmenizde, müteselsil kefaletten uzak durmanızda yarar olduğunu düşünüyoruz.

Tags : , , , , , ,

Borsanın 100.000 olması kolay ve ucuz kredi getirir mi?

Borsanın 100.000 olması kolay ve ucuz kredi getirir mi?

Borsa İstanbul, 13 Haziran Salı günü 100.000 seviyesine tırmanarak tarihi rekor kırdı. 2013 yılından beri bir türlü bu seviyeye çıkamayan Borsa İstanbul’daki 100.000 rekoru Türkiye’ye yatırım yapanları sevindirirken vatandaşlar arasında “Uzun süredir sıkıntılı olan kredi çekme işlemleri bundan sonra açılır mı? Eski yıllarda olduğu gibi kolay ve ucuz kredi çekebilir miyiz?” şeklinde bir beklenti oluşturdu.

Sözünü ettiğimiz bu beklenti pek de haksız değil… Çünkü orsa İstanbul’u 100.000 seviyesine taşıyan hızlı yükselişin bankacılık sektörü öncülüğünde gerçekleşti. Banka kağıtlarının 70.000’li seviyelerden 100.000’lere yükselmiş olması, sektörün giderek güçlendiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Banka kağıtlarına yabancı ilgisi arttıkça yurt dışından düşük faizli sendikasyon kredisi kullanma imkanları genişleyecek, bu da haliyle ihtiyaç kredisi talep eden müşterilere, yani vatandaşlara olumlu yansıyacak.

Peki, bu gelişme ne kadar zamanda olacak? Örneğin ramazandan hemen sonra ucuz ve kolay kredi koşulları gerçekleşebilir mi? Finans uzmanları, bu konuda kesin bir tarih veremiyorlar. Bankaların sendikasyon kredisi kullanma hızı artarsa temmuz ayı başlarında bunun mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Yurt dışından aldığı düşük faizli krediyi müşterisine sunmak isteyen bankalar, rekabetin de devreye girmesiyle birlikte vatandaşa ucuz ve kolay ihtiyaç kredi sağlamaya başlayabilir. Bu da, geri ödeme taksitlerinin daaha düşük olacağı sonucunu getirebilir.

Bankalardan eski günlerde olduğu gibi kolay ve ucuz ihtiyaç kredisi kullanmak için biraz daha sabretmekte yarar var. “Ben o kadar bekleyemem, bana acil kredi lazım” diyorsanız, bugünkü faiz koşullarında da ihtiyaç kredisi kullanabilirsiniz. Bir iki ay sonra kredi faizleri düştüğünde bankanızla konuşarak faiz yapılandırması yapabilirsiniz.

Tags : , , , , , ,

Kredi kartı faizini sıfırlamak imkansız değil…

Gündelik hayatımızın ayrılmaz parçası haline gelen kredi kartının oldukça yüksek faizlerinden yakınmayanımız yok gibi… Ancak bu yakınmaların en çok, kredi kartını bedava alışveriş aracı gibi görenlerden geldiği de bir gerçek… Kredi kartını böyle algılayanarın başından faiz belası ekmik olmuyor. Öncelikle bilmeliyiz ki, kredi kartı ile gelecekteki tüm gelirlerimizi ipotek altına alıyoruz, yüksek faizlerle kazancımızı bankacılara teslim ediyoruz.

Peki, bu sorunlarla karşılaşmamanın çözümü, hiç kredi kartı kullanmamak mı? Artık her mağazada karşımıza çıkan kredi kartları olmadan yaşanır mı? Kartsız yaşamak diye birşey mümkün olmayacağına göre, çözümü kredi kartlarımızı bilinçli kullanmakta aranmak gerekiyor. Unutmayalım ki, kredi kartını bilinçli kullanmak,y aynı zamanda faizsiz kredi kullanmak anlamına geliyor. Türkiye’de uygulanan taksit sistemiyle de normalde alamayacağımız ürünlere, hem de faizsiz olarak kavuşabiliriz.

Bir gerçeği bilelim. Bankalar bize limit belirlerken aslında 1 aylık faizsiz kredi sunmuş oluyorlar. Örneğin kredi kartı limitimiz 4.000 TL olarak belirlenmişse, bir ayda bu kadar harcama yapıp ekstredeki dönem borcumuzun tamamını ödediğimiz takdirde herhangi bir faiz işlemiyor. Dolayısıyla 1 aylık faizsiz kredi kullanmış oluyoruz. Bu şekilde her ay harcadığımız kadar sıfır faizli kredi kullanbaliriz. Bankaların sevdiği müşteri olmazsınız ama faizsiz kredinin tadını çıkartırsınız. Bankalar üzülürken siz kazanırsınız.

Bunu başaramayıp, asgari ödemeyi seçen her zaman kaybeder. Yaptığmız ilk asgari ödemenin ardından borç sarmalı başlar. Bu şekilde devam ederseniz 4 – 5 ay sonra büyük bir borcun altına girdiğinizi görürsünüz. Üstelik, harcama yapmaya devam ediyorsanız, 1 yıl sonra borcunuzun aynen durduğunu göreceksiniz. Bütün bunlara rağmen eğer borcunuzu kredilendirirseniz elinizden geldiğince asgari ödeme tutarından fazlasını ödeyin ve son ödeme tarihini beklemeyin. Çünkü faizler günlük işletiliyor. Örneğin ayın 3’ünde kesilen ekstrede son ödeme 13’ü oluyor. Siz 4’ünde öderseniz 9 günlük faiz karınız olacaktır.

Taksitle bir ürün aldıysanız ekstreye gelen taksit miktarının tamamını ödeyin. Hem taksit yaptırıp birde asgari ödeme yaparsanız iki kere faiz yükü altına girersiniz. Bir taksitiniz bitmeden ikincisini yaptırmayın.

Kredi kartından nakit çekmek çok tehlikeli. Nakit çekimlerde hem faizler yüksek hem de günlük olarak işletiliyor. Paraya ihtiyacınız varsa ihtiyaç kredilerine yönelih, çünkü neredeyse yarı yarıya daha az faiz ödersiniz. İnat ediyorsanız ve ‘ben nakit çekerim arkadaş’ diyorsanız ödemelerinizi gününden önce yapın.

Ekstreleri iyi inceleyin. Çok sayıda hileli işlem yapılıyor. Küçük rakamlar gibi görünen ama sizin yapmadığınız harcamaları fark etmeyebilirsiniz. Bu tür harcamalara rastladığınızda itiraz edin.

Bankaların yaptığı taksit, ödül puan, indirim kampanyalarına dikkatli yaklaşın. Hiçbir banka para kazanamayacağı bir kampanya yapmaz. Özellikle puan kazandıran kampanyalar sizi ihtiyaç fazlası alışverişe sürüklemesin. Yine bankadan gelen taksit tekliflerine dikkat edin. Hem faiz hem de taksitlendirme ücreti ödeyeceksiniz.

Ve aşağıdaki düşüncelerden uzak durun:

– Ayda 50 lira taksiti, nasıl olsa öderim
– Para cebimde kalsın, kartla ödeyeyim
– Asgarisi az gelmiş, bunu öderim
– Ne olur n’olmaz kart hep yanımda olsun
– Bir ay ödemesem de olur
– Param yok ama kart var alışverişe çıkalım.
– Bu indirim kaçmaz

Tags : , , , , , , ,