Etiket: dolar kaç olur

Dolar’da, Euro’da yükseliş devam eder mi?

Dolar'da, Euro'da yükseliş devam eder mi?

Türkiye’de Dolar kuru çarşamba günü öğleden sonra 4.1938 TL ile tüm zamanların rekorunu kırdıktan bir süre sonra geri çekildi. Ancak perşembe günü tarihi zirvesinin hemen altında işlem görmesi ve 4.15’in altına inememesi, “Yeniden artar mı?^” şeklindeki endişeleri artırıyor. Euro kuru ise 5.13 TL seviyesinde hareket ediyor. Uzmanlar, Dolar/TL’de yukarı yönlü çıkışlarına devam etme potansiyelinin güçlendiği bir süreçte 2018 yılına yönelik 4,20 – 4,30 bölgesi beklentimize bir adım daha yaklaşıldığını düşünüyorlar.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’yi füze ile vuracağını ima eden dünkü açıklamasının ardından sert yükselişle tarihi zirvesini gören Dolar/TL çarşamba günü tarihi rekorunu kırarken, perşembe günü de en yüksek 4.1616 TL seviyesini gördü. Daha sonra 4.1490 TL’de hareket ediyor. Euro/TL de 5.1940 TL ile yeni zirvesini görürken halen 5.1336 TL’de bulunuyor. Sterlin/TL’nin ise 5.9458 TL ile tüm zamanların en yüksek seviyesini görürken 5.8896 TL’den geriye gitmediği görülüyor.

TL cinsi varlıklar üzerindeki baskı devam ediyor. Geniş perspektifte TL’nin değer kaybı ve piyasaların geri çekilmesi üzerinde etkili olan faktörlere son dönemde risk iştahındaki oynamalar da eklendi. Küresel risk iştahının azalması ve piyasa değişkenliğinin artması gibi faktörler gelişen ülke varlık sınıfının zorlanmasına, bu varlık sınıfı içerisinde yer alan TL varlıklarının da negatif etkilenmesine neden oluyor. Artan risk primi, yükselen enflasyon ve proaktif olmayan Merkez Bankası görüntüsü, para politikası ve mali politika duruşundaki ayrışım, cari açık gibi etmenler negatif yönde TL’ye spesifik durumlar olarak özetlenebilir.

Küresel anlamda ise, gündemi meşgul eden ticaret savaşları ve Trump’ın kötü yönetimi gibi faktörler negatiflik getiriyor. Bu duruma bu hafta Suriye ve Ortadoğu siyasetinde artan risklerin de eklendiğini görüyoruz. Bu hafta piyasamızdaki olumsuz hareketler Rusya’dan yükselen risklerin yarattığı etkiden kaynaklanıyor. Suriye’de artan gerilim, ABD ile Rusya restleşmesi, Trump’ın attığı tweet ile fitilin ateşleniyor olduğu endişeleri piyasaları rahatsız etti. ABD ile İngiltere müttefikliğine Fransa ve katılması muhtemel başka ülkeler bir tarafta iken Rusya, İran, Suriye gibi aktörler başka tarafa toplanıyor. Piyasalar diplomatik çözüm olacak mı, yoksa sıcak çatışma gerçekleşecek mi sorularının cevabını arıyor ve henüz bu cevaplar bulunabilmiş değil…

4,10 üzeri kalıcı fiyatlamalarda dolar/TL kurunun kısa vadede yukarı gitme isteği artabilir. Dolar/TL kuru son dönemde yukarı yönlü çıkışlarında istekli bir profil izledi ve 4,0825 – 4,1172 seviyeleri üzerine çıkarak 4,20 – 4,30 bölgesine yönelik beklentileri daha da güçlendirdi. Bu sebeple de yukarı yönlü çıkışlarına devam etme potansiyelinin güçlendiği bir süreçte 2018 yılına yönelik 4,20 – 4,30 bölgesi beklentimize bir adım daha yaklaşıldı. Yıl geneli için 4,20 – 4,30 beklentisi korunuyor. Geniş resimde 4,00 psikolojik bandı üzerinde fiyatlamanın yeni normal haline geldiğini görmekle beraber, anlamlı bir geri çekilme isteği görülmüyor. Bu psikolojik bant üzerinde ana hareket dalgalarının yukarıya doğru olmaya devam etmesi bekleniyor.

Tags : , , , , , , , , , ,

Dolar Neden Yükseliyor? Kısa Vadede 4.20 Olacak mı?

Dolar Neden Yükseliyor? Kısa Vadede 4.20 Olacak mı?

Doların son günlerde 4 TL seviyesini aşarak hızla yükselmeye devam etmesiyle piyasalarda tedirginlik artarken daha ne kadar yükseleceği tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili görüş bildiren finans uzmanları, dolardaki yükselişin sebebini birkaç başlık altında değerlendiriyor.

Finans uzmanlarının yorumuna göre dolardaki yükselişin başlıca sebepleri şunlar: Türkiye’nin kredi notunun Moody’s’in düşürülmesi, cari açık ve enflasyonun yüksek çıkması, erken seçim tartışmalarının dillendirilmesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret savaşlarıyla ilgili söylemleri… Bunların yanı sıra kırılganlık yaratan etmenler arasında dış finansman sağlama zorlukları, jeopolitik riskler, Fed riski bulunuyor. Ana kırılganlıkların her biri ortaya çıkınca yeni bir yukarı yönlü fiyatlama oluşuyor. Kurda yıl sonu beklentim 4.30 civarında ama Kur yavaş yavaş o riskleri fiyatlamaya devam ediyor.

Kurda ana şok yaratan unsurlar ortadan kalkarsa bazı geri çekilmeler olabilir ama faizlerde global taraftan baskı geldiği de bir gerçek… Almanya, ABD tahvil faizlerine bakıldığında yukarı yönlü seyir devam ediyor. Bunun da ana nedeni Fed… Türkiye’nin tüm ülke risk primi aşağı çekilse bile o unsur orada duruyor. Kaldı ki Türkiye’nin ülke risk primi geriye de gelemediği gibi artmaya devam ediyor. Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman tahvillerin işinin kura oranla daha zor olduğunu söyleyebiliriz.

Bu koşullar altında Merkez Bankası ne yapabilir? Dolardaki yükselişe müdahale edebilir mi? Finans uzmanları, siyasi yönetimin bir faiz artışına sıcak bakmayacağını belirterek Merkez Bankası’nın yapabileceği fazla birşey olmadığını düşünüyorlar. Ancak bu kur hareketiyle enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize edeceğini belirterek enflasyon beklentilerindeki bozulma devam ederse Merkez Bankası’nın yıl içerisinde müdahale edebileceğini düşünüyorlar. Dolayısıyla hemen olmasa bile yıl içerisinde ölçülü faiz artışı ihtimal dahilinde bulunuyor.

Tags : , , , , , , , , , ,

Dolar Adım Adım 4 Liraya Gidiyor: 3.87

Dolar Adım Adım 4 Liraya Gidiyor: 3.87

Moody’s not indirimi sonrası Dolar yeniden yukarı yönlü hareketlendi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in 9 Mart’ta yayınladığı raporla Türkiye’nin kredi notunu Kostarika ile aynı seviye olan ‘Ba2’ye indirmesi ile döviz piyasalarında başlayan hareketlilik devam ediyor. Pazartesi günü 3,84 TL’yi gören ABD Doları Salı günü yükselişini sürdürerek 3,87 TL’yi aştı. Son üç ayın en yüksek seviyesini göre dolar/TL paritesi için tahminler de yükseldi. Doların 3,90 ve 3,98 eşiklerini aşması halinde yeni seviyenin 4 TL’nin üzerinde şekilleneceğine dikkat çekiliyor.

Rabobank Gelişen Piyasalar Döviz Stratejisti Piotr Matys, risk iştahının azaldığı bu dönemde doların TL karşısında daha da yükselebileceğini söyledi. Matys’e göre 3.90 TL seviyesinin aşılması halinde dolar 4.20 TL’ye doğru tırmanışını sürdürebilir.

Son yükselişin kurda ‘yukarı yönlü kırılma’ olarak yorumlanabileceğine dikkat çeken Matys, “Geçen birkaç ayda 4.20 seviyesindeki orta vadeli hedefimize doğru Dolar/TL’nin yukarı yönlü kırılmasına ilişkin risk bulunduğunu tartışmıştık. Şimdi o tahminimiz gerçekleşmeye başladı.” dedi.

10 yıllık gösterge tahvilde yaşanan yükseliş TL’yi baskı altında bıraktı. Euro ve sterlin sırasıyla 4.7798 ve 5.3821 ile Türk Lirası karşısında rekor tazelerken, dolar ise 3.8731 TL’ye çıktı ve 3 ayın zirvesini gördü. Türkiye saati ile 17.10 itibarıyla iki yıllık tahvilin faizi yüzde 13,75 oldu. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s kararından önceki hafta tahvil faizi yüzde 13’e kadar gerilemişti.

Tags : , , , , , , , ,

Sıkı Duruş Devam Ederse Dolar 3.50 Altına İner

Gizem Öztok Altınsaç; Sıkı Duruş Devam Ederse Dolar 3.50 Altına İner

Bloomberg HT kanalının sabah yayınına katılan Ekonomist Gizem Öztok Altınsaç, Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendirdi. Merkez Bankası’nın faizleri değiştirmeme kararıyla kredi kazandığını belirten Altınsaç, bu sıkı duruşun sürmesi durumunda doların yeniden 3.50 seviyesinin altına inebileceğini öne sürdü.

Gizem Öztok Altınsaç, bu konudaki görüşünü şu sözlerle dile getirdi: “Merkez Bankası özellikle ‘enflasyon beklentilerindeki gidişattan mutsuzum çünkü buradaki belirgin bozulmayı görüyorum’ diyor, bu nedenle de sıkı duruşuna devam ediyor. Şimdi biraz parite fiyatlaması var, TL bu nedenle bir miktar yukarı çıktı ama Merkez Bankası bu duruşunu sürdürürse Dolar/TL tekrar 3.50’nin altını denemeye devam eder.”

Enflasyonun bundan sonraki süreçte düşeceğini ancak yine de bu yılın % 9.5-10 aralığında biteceğini ifade eden Altınsaç “Merkez Bankası da bunun farkında olduğu için sıkı duruşuna devam ediyor ve faiz indirmekten kaçınarak sabit bırakıyor” değerlendirmesini yaptı.

Tags : , , , , , ,

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Önce Moody’s’in not indirimi, ardından ABD seçimlerinde Trump’un kazanması, doların yükselişini tetiklerken Türk Lirası üzerinde olumsuz etkiler yaptı. Türk Lirasında 2016 başından beri gözlenen değer kaybı, ekonominin durgunluğu gidişini daha da hızlandırdı. Ekonomideki durgunluk hızlandıkça Türk Lirasının değer kaybı hızlanarak arttı. Deyim yerindeyse birbirini tetikleyen bir sısır döngüye dönüştü. 2016 yılı başında dolar/TL kuru 2,91 düzeyindeyken 9 Kasım itibariyle kısa süreli de olsa dolar/TL kuru 3,30 TL düzeyini aşarak tarihi bir rekor daha kırdı.

Türk Lirasındaki değer kaybı hafta boyunca sürdü ve dolar kuru 11 Kasımla biten haftayı 3,26 TL düzeyinde tamamladı. Yani sadece iki ayda, (9 Eylül- 11 Kasım) kurlardaki artış 31 kuruşu geçti. Sadece kurlardaki artış nedeniyle Türkiye’nin toplam borcu iki ayda 44 Milyar Lira daha arttı. Bunun soncunda Türkiye, 2 ay öncesine göre fakirleşti. Özellikle de dolar kazancı olmayan veya elinde dolar olmayan vatandaşların borçlanması hızlandı.

Dolardaki bu yükseliş trendinin nümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor. Finans uzmanları, Türkiye’de doların değer kaybetmesi için bir neden olmadığını söylüyorlar. Bu durumun Türkiye’de yaşayan herkese büyük maliyetleri var. Örneğin tedarikçisine 1.000 dolarlık borcu olan bir esnafın, iki ay önce geri ödeyeceği tutar 2.950 lirayken, bu borç sadece kur artışı nedeniyle 3.260 liraya çıktı.

TL değer kaybettiği için vatandaşın hayatı daha da pahalanıyor. Dolar bazında ithal edilen ürünlerin TL olarak fiyatı artıyor. Hepimizin enerjiye, doğal gaza, benzine ödediği fatura sıçradı. Çiftçinin toprağından kopardığı domatesin pazara taşınmasının maliyeti katlanıyor. Vatandaşın pazara giderken kullandığı ulaşım maliyeti artıyor. Böyle olunca, her şeyin fiyatı artması ve enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz hale geliyor. Kısacası TL dolara karşı değer kaybettiği için, gerçek enflasyon artıyor. Öte yandan TL değer kaybettikçe şirketlerimiz zarar yazıyor. Bu zararın iflasları ve işsizliği daha da artırması bekleniyor. Her 1 kuruşluk değer kaybı şirketlerimizin yaklaşık 1,8 milyar TL zarar yazmasına yol açıyor.

Ekonomi çevreleri göstermelik müdahalelerle bu gidişatı durdurmanın mümkün olmayacağını savunuyorlar. Uzmanlara göre, gidişatı durdurmanın tek çözümü, ekonomiyi canlandıracak daha kapsamlı tedbirler alınmasından geçiyor. Geçtiğimiz günlerde birtakım adımlar atılmış olsa da bunun yeterli olmayacağı, ekonomik sistemin genelini rahatlatacak tedbirler alınması isteniyor.

Tags : , , , , , , ,

Bayram haftasında parasını dolara yatıran yine kazandı

Bayram haftasında parasını dolara yatıran yine kazandı

Kurban Bayramı tatilini de kapsayan geçen hafta dolar yüzde 0,24 değer kazandı. 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,33 değer kaybetti. Borsa İstanbul`da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 1,34 azaldı.

Parasını dolara yatırmayı tercih edenler kazançlı çıkmaya devam ediyor. Doların yükselişi Kurban Bayramı tatili haftasında da hız kesmeden devam etti. Hafta boyunca yükselişini sürdüren dolar, yatırımcısına sağladığı yüzde 0,24 getiriyle yüzleri güldürdü. Borsa İstanbul’da ise hayal kırıklığı hakimdi. Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, önceki hafta kapanışına göre yüzde 1,34’lük azalışla 76.020 puandan tamamladı.

Bir de altın cehpesine bakalım. Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı geçtiğimiz hafta yüzde 1,33 azalarak 125,70 liraya, Cumhuriyet altını yüzde 1,53 kayıpla 839 liraya, çeyrek altının satış fiyatı 209 liradan 206 liraya indi. Rakamlardan anlaşılacağı üzere altın fiyatlarında düşme eğilimi hakimdi.

Öte yandan bireysel emeklilik fonları yüzde 0,51, yatırım fonları yüzde 0,25 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en fazla kazandıran yüzde 1,26 ile Kıymetli Madenler fonları oldu. Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasasında, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,15 ile yüzde 0,19 arasında gerçekleşti.

Tags : , , , , , , , , , ,