Etiket: dolar neden yükseliyor

Dolar neden hızla yükseliyor? 3.60 olacak mı?

Dolar neden hızla yükseliyor? 3.60 olacak mı?

Hafta boyunca rekor üstüne rekor kıran Amerikan Doları, 18 Kasım Cuma günü itibariyle 3.40 seviyesini de geçerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Doların ilk defa 3.40’ı geçmesiyle birlikte “Daha da yükselecek mi?”, “Yükselişi nerede duracak?” gibi endişeler yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Finans piyasalarının işleyişini fazlacak bilmeyenler de, “Dolar neden bu kadar hızlı yükseliyor?” sorusuna odaklandı.

Amerikan Dolarının tek bir gün içerisinde 3.32’den 3.40’a fırlamasının temelinde ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen’ın dün Amerikan Kongresinde yaptığı konuşmada kullandığı cümleler var. Janet Yellen o konuşmasında, ABD’de faizlerin yakın dönemde artırılacağı sinyali verdi. Yakın dönemde kastı ise Aralık ayıydı. Yellen’ın bu sözleri üzerine doların global bazda güçlenme eğilimi hızlandı ve Dolar Endeksinin hızla 101 seviyesinin üzerine çıktığı görüldü. Tüm bunlar olurken Dolar / TL de 17 Kasım Perşembe akşamı 3.3944 seviyesini gördü.

Finans piyasalarında 18 Kasım Cuma günü hakim olan beklenti, doların bir miktar gevşeyeceği yönündeydi. Ancak cuma gününe 3.38 seviyesinden başlayan dolar, saat 11.31 itibari ile bankalar arası piyasada 3.3930 seviyesinden işlem gördü, hemen ardından 3.40 seviyesini de hızla geçti.

Doların hızlı yükselişinin tek sebebi Janet Yellen’ın konuşması değil elbette… Yurt içinde başkanlık tartışması, anayasa değişikliği, referandum gibi unsurlar ile jeopolitik riskler de Türk Lirasındaki kırılganlığı artırıyor. Öte yandan Cumhuriyet gazetesine yönelik soruşturma, HDP milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar ile yeniden gündeme gelen idam konusu AB ile ilişkileri kötüleştirebileceği endişesi Türk Lirasında baskı yaratan diğer unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Bütün bu gelişmeler ise Türk Lirasının diğer gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en kötü performansı göstereni olmasına neden oluyor.

ABD’de Donald Trump’ın seçim zaferinden bu yana gelişmekte olan ülkelerdeki en iyi performanslar bile negatif değeri gösteriyor. 8-18 Kasım tarihlerindeki 10 günlük süreçte, Türk Lirası en kötü performans gösteren para birimleri arasında yüzde 6.6 düşüşle dördüncü sırada yer alıyor. İlk sırada yüzde 10.3 düşüşle Meksika Pesosu bulunuyor. Güney Afrika Randı yüzde 8.84 ile ikinci, Brezilya Reali ise yüzde 7.32 değer kaybıyla üçüncü sırada yer alıyor.

Bankacılar, kurdaki sert yükselişler karşısında Merkez Bankası’nın Türk Lirasını destekleyen adımların devam edeceğini, ancak gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde görülen küresel sert değer kayıpları karşısında bu adımların “pansuman” diye nitelendirilebilecek sınırlı etki yaratabileceğini düşünüyorlar. Başta Japon finans kuruluşu Nomura olmak üzere birçok yabancı kuruluş ise, doların kısa adede 3.60 seviyesine kadar çıkma potansiyeli bulunduğunu öngörüyor.

Darbe girişiminden bir gün önce olan 14 Temmuz’dan önceki güne kadar dolar karşısında yüzde 14’e yakın değer kaybederek gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en yüksek değer kaybını yaşayan Türk Lirası, 17 Kasım Perşembe günü, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yüzde 1’e yaklaşan değer kaybı ile en çok değer kaybeden para birimi oldu.

Tags : , , , , , ,

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Doların sürekli yükselişi vatandaşın borcunu artırıyor

Önce Moody’s’in not indirimi, ardından ABD seçimlerinde Trump’un kazanması, doların yükselişini tetiklerken Türk Lirası üzerinde olumsuz etkiler yaptı. Türk Lirasında 2016 başından beri gözlenen değer kaybı, ekonominin durgunluğu gidişini daha da hızlandırdı. Ekonomideki durgunluk hızlandıkça Türk Lirasının değer kaybı hızlanarak arttı. Deyim yerindeyse birbirini tetikleyen bir sısır döngüye dönüştü. 2016 yılı başında dolar/TL kuru 2,91 düzeyindeyken 9 Kasım itibariyle kısa süreli de olsa dolar/TL kuru 3,30 TL düzeyini aşarak tarihi bir rekor daha kırdı.

Türk Lirasındaki değer kaybı hafta boyunca sürdü ve dolar kuru 11 Kasımla biten haftayı 3,26 TL düzeyinde tamamladı. Yani sadece iki ayda, (9 Eylül- 11 Kasım) kurlardaki artış 31 kuruşu geçti. Sadece kurlardaki artış nedeniyle Türkiye’nin toplam borcu iki ayda 44 Milyar Lira daha arttı. Bunun soncunda Türkiye, 2 ay öncesine göre fakirleşti. Özellikle de dolar kazancı olmayan veya elinde dolar olmayan vatandaşların borçlanması hızlandı.

Dolardaki bu yükseliş trendinin nümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor. Finans uzmanları, Türkiye’de doların değer kaybetmesi için bir neden olmadığını söylüyorlar. Bu durumun Türkiye’de yaşayan herkese büyük maliyetleri var. Örneğin tedarikçisine 1.000 dolarlık borcu olan bir esnafın, iki ay önce geri ödeyeceği tutar 2.950 lirayken, bu borç sadece kur artışı nedeniyle 3.260 liraya çıktı.

TL değer kaybettiği için vatandaşın hayatı daha da pahalanıyor. Dolar bazında ithal edilen ürünlerin TL olarak fiyatı artıyor. Hepimizin enerjiye, doğal gaza, benzine ödediği fatura sıçradı. Çiftçinin toprağından kopardığı domatesin pazara taşınmasının maliyeti katlanıyor. Vatandaşın pazara giderken kullandığı ulaşım maliyeti artıyor. Böyle olunca, her şeyin fiyatı artması ve enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz hale geliyor. Kısacası TL dolara karşı değer kaybettiği için, gerçek enflasyon artıyor. Öte yandan TL değer kaybettikçe şirketlerimiz zarar yazıyor. Bu zararın iflasları ve işsizliği daha da artırması bekleniyor. Her 1 kuruşluk değer kaybı şirketlerimizin yaklaşık 1,8 milyar TL zarar yazmasına yol açıyor.

Ekonomi çevreleri göstermelik müdahalelerle bu gidişatı durdurmanın mümkün olmayacağını savunuyorlar. Uzmanlara göre, gidişatı durdurmanın tek çözümü, ekonomiyi canlandıracak daha kapsamlı tedbirler alınmasından geçiyor. Geçtiğimiz günlerde birtakım adımlar atılmış olsa da bunun yeterli olmayacağı, ekonomik sistemin genelini rahatlatacak tedbirler alınması isteniyor.

Tags : , , , , , , ,

Trump kazanınca dolar 3.22 oldu. Yeni hedef 3.50 mi?

Trump kazanınca dolar 3.22 oldu. Yeni hedef 3.50 mi?

8 Kasım Salı günü yapılan ABD başkanlık seçimlerinde sürpriz gerçekleşti ve ABD’nin yeni başkanı Donald Trump oldu. Türkiye’deki piyasalar Hillary Clinton’un zaferine odaklandığı için Trump’un başkan olmasıyla birlikte dolar da kısa sürede 3.30’u geçerek gün içi rekoruna imza attı. Günün ilerleyen saatlerinde ise 3.22 seviyesinde dengelendi.

Peki, 3.22 seviyesindeki bu dengelenme kalıcı olabilecek mi? Trump’un başkanlığı artık kesinleştiğine göre bundan sonrasında 3.12 seviyesine doğru geri dönüş başlar mı? Yoksa zaten uzun süredir yükselmekte olan dolar kuru, Trump rüzgarıyla bundan sonra yükseliş trendine devam eder mi? Korkuyla beklenen 3.50 seviyesi görülür mü?

Finans uzmanlarının büyük kısmı bu konuda oldukça kötümser bir tablo çiziyor. Dolarda 4.00 Lira seviyesinin görülebileceğini öngören şimdilik yok ama finansçıların önemli bölümünün düşüncesine göre, önümüzdeki kısa vadede 3.50 seviyesinin görülmesi ihtimal dahilinde bulunuyor. Seçim gecesi kısa süreli de olsa 3.30’a gelinmesini bu tezlerine gerekçe olarak gösterenler var.

ABD seçimleri ve sonrasında belirsizlik ortamının ortaya çıkmasıyla dünya finans piyasalarında güvenli liman ihtiyacının ağırlık kazanacağı düşünülüyor. Yılbaşına kadar olan süreçte dolarda dalgalanma bantları genişleyebilir. Borsalardan ve diğer riskli varlıklardan çıkış gerçekleşerek güvenli limanlara olan talep artabilir. ve Japon yeni ve İsviçre Frangı gibi para birimlerinde büyük dalga boylarında değerlenmeler olabilir.

Donald Trump’ın Başkanlık koltuğuna oturması, majör para çiftleri ile birlikte gelişmekte olan ülke kurlarında da oynaklığın artmasına yol açabilir. ABD’de risk iştahındaki olası bir bozulma, tahvil talebini artırabilir. Bu durum, Fed’in faiz artırım arifesinde olduğu düşünüldüğünde faizlerde oynaklığa yol açabilir. Kısa vadeli fiyatlamanın altın, gümüş gibi değerli metaller lehine olmasına tanık olabiliriz.

Türk Lirasının da, gelişmekte olan ülkeler para birimleri sepetinde yer alan bir para birimi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Türk Lirasının da Trump faktöründen olumsuz etkileneceğine kesin gözüyle bakılıyor. Yabancıların Türk Lirası üzerindeki kısa vadeli opsiyon stratejisinin alım yönünde olması işleri zorlaştırıyor. En az 100 milyon dolar büyüklüğünde ve en çok 3 ay vadeli opsiyonların tamamı alım opsiyonu ve opsiyonlar 3,10 – 3,35 fiyat aralığına birikmiş durumda… Bu da Amerikan dolarının Türk Lirası karşısında kısa dönem yükseliş beklentisinin arttığına işaret ediyor.

Trump’ın Başkanlık yarışını kazanmasıyla beraber bu saymış olduğumuz fiyatlamaların tamamına yakını ilk tepkilerde meydana geldi. Dolar kısa süreliğine de olsa 3,30 seviyesinin üzerini gördü; Trump’a en duyarlı para birimi olarak bilinen Meksika Pezosundan sonra Güney Afrika Randı ile birlikte en çok reaksiyonu Türk Lirasının verdiği görülüyor.

Amerikan Doları dünya genelinde majör para birimlerinin önemli bir kısmına karşı değer kaybediyor. Bu kapsamda Dolar Endeksi 96 seviyelerine gerilemiş durumda… Asya hisse senetleri ve ABD vadeli endekslerinde sert düşüşler var. Gelişmekte olan ülke para birimleri, duyarlılık derecesine göre değişen oranlarda Amerikan Dolarına karşı değer kaybediyor. Gelişmekte olan ülkeler grubunda sadece Doğu ve Güney Avrupa para birimlerinde dolara karşı değer kazancı var. Küresel faizler sert şekilde aşağı gidiyor, emtialar da başta altın olmak üzere değer kazanıyor.

Trump’ın Başkan olmasıyla Fed’in Aralık’ta faiz artırma ihtimali geriliyor. Fed’e ilişkin bir belirsizlik oluşması da bekleniyor. Faizin Aralık ayında artmaması ihtimali gündeme gelirken, Trump’un koltuğa iyice yerleşmesiyle birlikte 2017 yılında Fed’in daha daha sık aralıklarla faiz artışına gitmesinden endişe ediliyor.

Trump’ın daha önceki söylemlerini önemli bir şekilde yumuşatması da beklenebilir. Bu kapsamda ilerleyen dönemde yapacağı açıklamalar büyük önem taşıyacak. Trump’ın neler yapacağını veya ne gibi politikalar üreteceğini şimdiden öngörmek oldukça zor. Finans uzmanları, agresif politika söylemlerinin birçoğunda geri adım atmasını ve daha ılımlı bir çizgi izlemesini umuyorlar.

Bu da dünya siyasetine ve ekonomilere daha az zarar verebilir. En azından Clinton’a göre daha yumuşak bir Ortadoğu siyaseti izlemesi ve Ankara ile uyumlu görüntü çizmesi temenni ediliyor. Ancak bu uyum sağlanana kadar dolar kurunun 3.50 seviyesine kadar gitmesinin ihtimal dahilinde olduğu söyleniyor. Kısa vade için üst kademe bant aralıklarının 3,23 – 3,30 ve 3,30 – 3,40 olarak öngörüldüğünü ve dikkatli olunması gerektiğini belirtelim.

Tags : , , , , , , ,

Dolarda yükseliş trendi fon çıkışlarıyla devam ediyor

Dolarda yükseliş trendi fon çıkışlarıyla devam ediyor

Dolarda pazartesi günü başlayan yükseliş trendi haftanın son işlem gününde de sürüyor. Moody’s not kırmasının ardından Türkiye piyasalarından çıkış, kademe kademe hızlanırken buna FED’in faiz arttırma ihtimali, başkanlık ve erken seçim tartışmasının ön plana çıkması gibi etkenlerle dolar perşembe günü 3.1132 liraya kadar yükselerek tarihi zirve yaptı. Bankalar arası piyasada son işlemler 3.0952 liradan yapılırken, serbest piyasada dolar perşembe gününü 3.0980 liradan kapattı.

Dolar kurundaki çıkış, gerek iç gündem gerekse dış kaynaklı gelişmelere bağlı olarak sürüyor. İç gündemde Moody’s tarafından kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına çekilmesi ve Kasım ayında Fitch tarafından açıklanması beklenen kredi notu konusunda tedirginlik yaşanması, başkanlık konusunun gündeme gelmesiyle siyasi gelişmelerin tekrar öne çıkması, Suriye, Irak ve Musul ile jeopolitik gelişmeler dolar kuruna yükseliş olarak katkı yapmaya devam ediyor. Diğer yandan altının güvenli liman özelliğinin tartışıldığı bir dönemde dolar güvenli liman işlevi öne çıkmış durumda…

Dolar kurunun teknik görünümüne bakıldığında, 3.09 zirvesinin üzerinde 3.11 seviyesi perşembe günü test edilerek yeni zirve oluştu. Kısa ve orta dönemli çıkış trendi devam ediyor. Sert yükseliş kısa süreli kâr satışlarını beraberinde getirebilir.

3.07 seviyesine kadar geri çekilmeleri teknik düzeltme olarak görmek gerekir. 3.07 seviyesinin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacaktır. Aksi takdirde sonraki destek noktaları 3.03 ve 3.00 olarak görülüyor.

Çıkışın devamı için önemli görülen 3.10 seviyesinin üzerinde kalınması durumunda ise 3.14-3.15 ve 3.20 sonraki direnç seviyeleri olarak görülüyor. Direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.

Tags : , , , , , , ,

Moody’s not indirimi sonrası doların yönü yukarı mı?

Moody's not indirimi sonrası doların yönü yukarı mı?

19 Ağustos’ta Türkiye’yi negatif izlemeye alan Moody’s 23 Eylül 2016 Cuma günü ülke kredi notunu “çöp” seviyesine indirdi. Moody’s, Türkiye’nin dış finansman ihtiyaçlarına ilişkin risklerdeki artışın yanı sıra özellikle büyüme ve kurumsal sağlamlıkta zayıflama gibi kredi görünümünü destekleyen koşullardaki bozulma nedeniyle böyle bir indirim yaptığını açıkladı.

Moody’s not indirimi kararı Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Türkiye’nin 2016 yılında (bankalar, şirketler ve kamu borçları olmak üzere) yaklaşık 156 milyar dolar dış borç ödemesi yapması gerekiyor. Önümüzdeki yıl ise bu rakam 168 milyar dolar civarı. Türkiye’nin borç ödemelerini çevirebilmesi için kredi alınan yurt dışı kreditörler, artık daha yüksek prim talep edecekler.

2010 yılında % 9 civarı büyüyen Türkiye ekonomisi buralardan % 4 seviyelerine kadar geriledi. Finans uzmanlarının bir kısmı, üçüncü çeyrekte ekonominin daha da yavaşlamasını, hatta üçüncü çeyrek büyümesinin % 1’in de altında olacağını öngörüyor. Eskisi kadar hızlı büyümeyen ekonomi kurumun büyümeyi ilişkin gerekçesini doğruluyor. Moody’s, kurumsal yapıda ortaya çıkan zayıflama için Dünya Yönetişim Göstergeleri ve Küresel Rekabet Endeksine bakıyor. Türkiye iki listede de geçtiğimiz yıla göre gerilemiş durumda…

Bundan sonra ne olacak sorusunu cevabına gelecek olursak.. İlk tepkide 3 TL seviyesine gören kurda daha sonra 2.9650 seviyesine kadar geri çekilme olsa da yukarı gitme isteği Ekim ayı boyunca devam edecek. 2016’nın geri kalan son çeyreği biterken, yani yılın sonunda doların 3.20 TL seviyesine yükselmesi bekleniyor.

Küresel fonlar, en az 2 kredi derecelendirme kuruluşundan yatırım yapılabilir not alan ülkelere yatırım yapıyor. Moody’s kararı sonrası büyük küresel fonlar, özellikle de büyük emeklilik fonları artık Türkiye’ye yatırım yapamayacak, yatırımları olanlar da Türkiye’den çıkmak zorunda kalacak. Artık sadece daha muhafazakar fonlar Türk tahvillerini alabilecek. Bu durumda Türk varlıklarından 8 – 10 milyar dolar arası para çıkabilir. Ancak çıkış kademeli olacak. Bu yüzden kurda şimdilik yavaş yükseliş trendi var ama büyük fonların çıkışı yoğunlaştıkça dolardaki yükselişin ivme kazanması öngörülüyor.

Moody’s kararı, ekonomideki zayıflama, jeopolitik riskler, OHAL süresinin uzatılması yönünde hükümete öneride bulunulması gibi etkenlerin bir araya gelmesi, Türk varlıkları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. 30 Eylül hafta sonu kapanışını 3 TL’nin üzerinde yapan doların yeni haftada 3’ün üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda önce 3.02 – 3.05 bölgesi, sonrasında ise 3.10 – 3.20 bölgesi görülebilir. Merkez Bankası’nın yıl sonu tahmini 3.07 seviyesindeyken doların 3.20’lere ulaşması ekonomideki yavaşlamayı tetikleyici etki yapabilir.

Bundan sonraki süreçte ekonomi yönetiminde bir an önce Türkiye’yi yeniden yatırım yapılabilir seviyeye ulaştırmak için adımlar atılması gerekiyor. Ekonomik reformlara hızla devam edilmeli, üretime dayalı büyüme modeline geçme yönünde adımların bir an önce atılması büyük önem taşıyor.

Tags : , , , , , , ,

Dolar bayram tatilinde neden yükseldi?

Dolar bayram tatilinde neden yükseldi?

Piyasaların tatilde olduğu günlerde hareketlenen ya da rekor tazeleyen dolar, Kurban Mayramı tatilini de pas geçmedi. Bayramın ilk sabahı 3 TL sınırına dayanan dolar / TL, ikinci ve üçüncü günlerde 2.98 – 2.99 TL seviyesinde dolaştı durdu. Bayramın geriye kalan günlerinde doların tekrar 3 TL üzerine çıkması beklenirken oralarda kalıcı olmasından endişe ediliyor.

Peki, dolardaki bu ani yükselişin sebebi ne? Uzmanlar, uzun bayram tatilinde meydana gelen bu gelişmenin sebebini ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 20 Eylül’de faiz artırımına gidebileceği ihtimalinin tekrar gündeme gelmesine bağlıyorlar. Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişen ülkeler sepetindeki ülke kurlarındaki erimenin Fed kaynaklı olduğunu düşünüyorlar.

Uzmanlar Fed’in faiz artırım ihtimalinin güçlenmesinin yanı sıra bu durumun başka nedenleri de olabileceğini, bunların başında da Suriye savaşının olduğunu ifade ediyorlar. Halen Suriye’de bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dokuz günlük bayram tatili sırasında beklenenden daha fazla ilerleyebileceği, Menbiç ve Halep kentlerine ilerlemesi halinde gerginliğin artabileceğini düşünen yabancıların TL’den uzak kalmayı tercih etmiş olabileceğini öngörüyorlar.

yurt içi piyasaların kapalı olmasından dolayı otorite eksikliğinden kaynaklanabileceğine işaret ederken, kurdaki sert hareketlerin içeride piyasanın kapalı olması nedeniyle işlem hacminin düşük olmasından kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Geçen yıllarda neden yükselmişti?

Geçtiğimiz yıl 23 Nisan’da Merkez Bankası’nın kısa vadeli faizleri sabit tutmasının ardından başlayan tırmanışına devam ederek rekor kıran dolar / TL, 19 Mayıs’ta da Yunanistan’ın kreditörlerle anlaşma yapamaması durumunda ülkedeki bankaların iflas edeceği söylentileriyle başlayan tırmanışına devam etmiş ve sert yükselmişti.

Dolar / TL, Fed Başkanı Janet Yellen’ın geçen yıl Ramazan Bayramı’ndan hemen önce yaptığı açıklamalarla da yönünü yukarı çevirmiş ve tatilin ilk gününü de pas geçmemişti. Kur geçen yıl Kurban Bayramı’nda da tırmanışa geçerken, 2016 yılı Ramazan Bayramı’nda ise tacını altına devretmişti. Altın Ramazan Bayramında rekor tazelemişti.

Tags : , , , , , , ,