Etiket: dolar yükselişi

Sıcak Para Nedir? Türkiye Ekonomisinde Neden Önemli?

Sıcak Para Nedir? Türkiye Ekonomisinde Neden Önemli?

Dolar 4 TL’yi geçti, gündemimiz yine sıcak para…

Dolardaki son yükselişle birlikte sıcak para tartışmaları yeniden alevlendi. Ekonomi uzmanlarının bir kısmı, dolar kurumun 4 TL’yi geçmesini “spekülatif atak” olarak yorumladı. Bir kısmı da sıcak para girişinin azalmasına, hatta kuruma noktasına gelmesine bağladı, “Artık 2005 – 2012 dönemindeki gibi sıcak para akışı yok, dolar o yüzden yükseldi” düşüncesini savundu.

Bu iki görüş, ilk bakışta birbirine zıt gibi görünse de, aslında sıcak para ile spekülatif atak aynı şeydir. Sıcak paranın bir ülkeye girişi ve çıkışı spekülatif ataklar eşliğinde gelişir. Sıcak para girişini beğeniyorsanız, çıkışından da şikayetçi olmamanız gerekir. Eğer çıkış kararı vermişse, çıktığı ülkeden hedeflediği yüksek kazancı elde etmiş ve realize oluyor demektir.

Kur artışını saldırı olarak yorumlayan herkesin, önce piyasanın spekülatif fonlara karşı korunup-korunmadığını düşünmesi gerekir. Dünyada az sayıda spekülatif fon var ve bu fonlar fırsat buldukça yüksek kâr elde etmek için, bütün ülkelerde spekülasyon yapar. Piyasaları yönlendirir, piyasaları kontrol eder. Soros fonları bunlardan birisidir. Bu fonların kısa vadeli sermaye hareketlerine sıcak para diyoruz.

Biz piyasayı bu spekülatif ataklardan korumak için bizzat sıcak paraya yasak mı getirmeliyiz, yoksa piyasa düzenini spekülatif ataklara karşı daha dayanıklı mı yapmalıyız?Dünyada sıcak para çeşitli yollarla kontrol altında tutuluyor. Türkiye’de ise ekonomik düzen ta baştan sıcak para üstüne kurulmuştur. Sıcak paranın suni refahına aldanmışız. Kaldı ki yüksek cari açık varken sıcak para girişi olmazsa döviz sorunu yaşarız. Bunun için sıcak paraya mahkumuz.

Sıcak para spekülatif yatırım olduğu için, sıcak paranın girdiği ekonomilere ciddi doğrudan yabancı yatırım sermayesi girmiyor. Bu durum ekonomiyi daha da kırılgan yapıyor. Ekonomide kırılganlık arttıkça, kurt karanlığı sever misali  bu durum spekülatif sermayenin işine geliyor. Birbirini tetikleyen bir çıkmaz oluşuyor. Özetle, dünyada en fazla üç-beş fon olarak bulunan spekülatif sermaye, kendi karını artırmak için piyasalarda manipülasyon yapıyor, spekülatif ataklar yapıyor. Siyasi iktidarın kim olduğu spekülatörleri ilgilendirmez.

Merkez Bankası TÜFE bazlı Mart ortalaması reel kur endeksi 83.42 idi. Döviz fiyatlarındaki artışları ve TL enflasyonunu dikkate alırsak, bugünlerde yaklaşık bu endeks 80 düzeyindedir. Demek ki, TL yüzde 20 daha düşük, dolar yüzde 20 daha değerlidir. Yani kur dengesi açısından doların yaklaşık 3.20 lira olması gerekirdi. Dövizin TL karşısında daha değerli olması ithalat fiyatını ve enflasyonu artırdı. Dış borcu olan şirketleri zora soktu.

Peki, sıcak para giriş ve çıkışlarını düzenlemek için ne yapılmalı? Özellikle de çıkışında oluşan zararı en aza indirmek için nasıl bir ekonomik model izlemek gerekir? *Her şeyden önce, ekonomide planlama yapılarak belirsizlik azaltılmalıdır.* diyen ekonomistler, bu aşamada alınabilecek önlemleri iki ana başlık altında topluyor.

Dalgalı kur politikasını değiştirmek

Aşamalı olarak dalgalı kur politikasını değiştirip, “yönetimli dalgalanma” veya aynı anlamda “kontrollü kur politikasına” geçilebilir. Bu sistemde, döviz kurları prensip olarak piyasa mekanizması tarafından belirleniyor. Bir başka deyişle arz ve talep şartlarına bırakılıyor ancak resmi otoriteler döviz kurlarında aşırı kabul edilen dalgalanmaları önlemek için zaman zaman döviz piyasasına girebiliyor. Kurlar sürekli resmi otoritelerin denetimi/gözetimi altında bulunuyor.

İthal ikamesi politikaları uygulanmalıdır.

Türkiye üretimde yüksek oranda ithal girdi kullandığı için cari açık veriyor. İthalatın yüzde 73’ünü ara malı ve ham madde ithalatı oluşturuyor. Büyük projeler yerine önce ara malı ve ham maddeyi içeride üretmek için yüksek teşvik vermek gerekir. Aynı paralelde önce teknoloji üretimi ve Ar-Ge’ye teşvik vermek yarar sağlayabilir.

Tags : , , , , , , , , ,

Piyasalarda doları durduracak bir hikaye aranıyor

Piyasalarda doları durduracak bir hikaye aranıyor

Dolar, son birkaç haftada aniden atağa kalkarak 3.95’in üzeri banda yerleşirken piyasa uzmanları bu yükselie dur diyecek çare arayışına girdi. Ekonomi kanallarındaki programlara konuk olan piyasa uzmanları, Merkez Bankası’nın doları durdurmak için yaptığı hamlelerin yetersiz kaldığını belirterek Türk Lirası’na yeneden değer kazandıracak formüller öneriyorlar.

BlombergHT kanalındaki Akıllı Para programına konuk olan A Bank Başekonomisti Serdar Şenol, Merkez Bankası tarafından son haftalarda yapılan hamlelerin yetersiz kaldığını dile getirdi. Kurdaki hareketlenmenin reel kesim üzerinde yara oluşturduğunu iade eden Şenol, “Merkez Bankası çeşitli adımlar atıyor ama döviz rrezevlerinde kayıp vereceği bir hamle yapmaktan çekindiğini görüyoruz. Önümüzdeki dönemde olası risklere karşı rezerv koruma tercihi devam ediyor” dedi.

Bankanın hamlelerini kurda yeni yükselişleri dengelemek ve reel sektör talebini bir ölçüde kontrol altına almak açısından başarılı bulduğunu belirten Şenol, “Ama bu önlemler reel talebe yönelik, başka Merkez Bankası çalışmaları da gerekebilir. Fed faiz artırırken TL’de aşırı değerlenme yaşayacağımız bir dönem beklemek aşırı iyimserlik olur. Ama jeopolitik risklerin geride kaldığı ve reel anlamda TL’nin değer kazandığı bir süreç yaratabiliriz. Dengeli bir Lira için jeopolitik riskleri geride bırakacak kapsamlı bir hikaye gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Serdar Şenol’un sözünü ettiği “hikaye”nin eksikliği uzun zamandır hissediliyor. Hatırlanacağı üzere 2003 yılında başlayıp 2007 sonlarına kadar devam eden süreçte Türkiye ekonomisinin iki hikayesi birden vardı. Ekonomistler tarafından “Avrupa Birliği’ne giriş ve IMF bacakları” adı verilen Türkiye hikayesini bu unsur olumlu etkilemiş, Dolar – TL kurunun 1.15 seviyesine kadar indiği görülmüştü.

Ancak 2008 yılından itibaren hem Avrupa Birliği hikayesi, hem de IMF hikayesi kaybedildi Bunların geri dönüşü olmayacağına göre Türkiye ekonomisini yeniden ateşleyecek ve rayına oturtacak yeni bir hikaye bulunması gerekiyor. Yeni bir hikaye yazılmadan da doların eski seviyelerine geri dönmesi mümkün değil gibi…

Tags : , , , , ,

Bayram Sonrası ve 2016 İçin Dolar Tahminleri

Finans dünyasında verilen Kurban Bayramı arasının sonuna gelinirken uzun tatil sonrası Amerikan Dolarının hangi seviyeye çıkacağına yönelik tahminler de hız kazandı. Türkiye ekonomisi için dördüncü çeyrek tahminlerini açıklayan uzmanlar, aynı zamanda 2016 yılı için öngörülerini dile getirmeye başladılar.

Çok çeşitli tahminler var ama hepsinin ortak noktası, Amerikan Dolarının Türk Lirası karşısında hızlanarak yükseleceği ve 2016 yılında 3.65 ile 3.85 Lira arasında bir seviyeye çıkacağı… Bu konuda “4 Lira olur” şeklinde tahminler de var ama onlar henüz azınlıkta bulunuyor. Doların Lira karşısında 2.70’lere kadar düşeceği tahminini yapan ise neredeyse hiç yok diyebiliriz.

Bayram tatilinin dokuz günlük süreye yayılması, yabancıları TL’ye geçerek bayram süresince yüksek TL faizinden yararlanmaya yöneltti. Vatandaşın bayram harcamaları için dolar bozdurması da buna eklenince dolar düşme eğilimine girdi şeklinde bir izlenim doğdu. Türk medyası, özellikle ekonomi kanalları TL’deki değer kaybının sonuna gelindiğine işaret eden yayınlar yapmaya başladılar. Türk medyasına göre FED’in faiz arttırmaması, azalan terör eylemleri, Ali Babacan’ın yeniden aday olması, yeniden tek parti ya da mecburi bir koalisyon hükümeti gibi beklentiler doların hızını kesti.

Hayaller böyleydi ama gerçek başka türlü oldu. Türkiye’nin aynı sepette yer aldığı Brezilya Reali, Güney Afrika Randı gibi para birimleri her gün ortalama yüzde 1.5 değer kaybetmeyi sürdürdü. Brezilya Reali 4.15’li seviyelere kadar ulaştı. Bu nedenle çok sayıda analist bayramdan sonra TL’nin değer kaybetmeyi sürdürmesini, kısa vadede 3.10’lu seviyeleri aşmasını bekliyor.

Buna karşılık Türkiye finans medyasının olumlu hayalleri devam ediyor. Seçim sonrası mutlaka bir koalisyon kurulacağı, tek parti iktidarına çok az mesafenin kaldığını gösteren anketler, terör olaylarının da azaldığından dem vurarak Türk Lirasına destek vermeye gayret ediyorlar. ancak Haziran seçimleri öncesi yayınlanan ve “yine tek parti devam edecek” diyen anketlerin yanlış çıkması, yabancı yatırımcıya artık güven vermiyor. Dolayısıyla Türk Lirası bütün olumlu haber yayma çabalarına rağmen baskı altında tutmaya bayramdan sonra da devam edeceğe benziyor.

TL’nin bayram sonrası uzmanlarca ilk etapta 3.10’lu rakamları denemesi bekleniyor. Kasım ayına kadar TL’yi 3’ün altında tutma çabası işe yaramayacak gibi… 29 Ekim tarihinde yapılacak yeni FED toplantısı pariteye dolar yönünde olumlu yansıyor. Gergin ortamda girilecek seçimler ve yine bir hükümet çıkmama ihtimali dolara hiç görülmemiş yeni seviyeler yaşatabilir. Ancak herşeyin yolunda gitmesi durumunda bile 2016 içinde ya da sonlarında doların 4 TL’ye yaklaşması bekleniyor. Ödenmesi gereken kısa vadeli dolar borcu özel sektörün başını ağrıtmaya devam ediyor. Exotic adı verilen gelişen ülke para birimlerindeki önlenemez düşüş, “TL neden bu akımdan ayrı kalsın?” düşüncesi yaratıyor.

Eklenmesi gereken bir diğer nokta ise bir ya da iki yıl içinde USD Euro paritesinin dolar lehine yüzde 20 değer kazanmasının bekleniyor olması. Bu da 1 doların 1.15 euro seviyelerine gelmesi demek. Yani doların euro’dan daha güçlü seviyeye gelmesi… Bu nedenle bir yıl ve üzerinde döviz yatırımı yapmak isteyenlerin euroyu değil doları tercih etmesi öneriliyor.

Tags : , , , , , ,

Asıl Bayramı Dolar Yaptı, 3.06’yı Aştı

Asıl Bayramı Dolar Yaptı, 3.06'yı Aştı

Amerikan Dolarının Türk Lirası karşısındaki yükselişi bayram günlerinde de sürdü. Türkiye piyasaları bayram tatiline girerken yurt dışında açık olduğu için finans piyasalarında Türk Lirası satışları hızlanınca Amerikan Doları’nın TL karşısındaki değeri 3.06’yı aşarak yeni bir rekora ulaştı.

Türkiye’de piyasalar tatil yaparken bu yükselişin sebebi ne? Birkaç sebep sayabiliriz. Birincisi, Türkiye’de uzun bayram tatili var ama yurt dışında tüm finans piyasaları açık bulunuyor. İşlemler de Türk Lirasının aleyhine gelişiyor. Türkiye riskinden kaçmak isteyen yatırımcılar TL bozdurup Dolar alırken TL hızla değer kaybediyor.

Öte yandan Dolar, sadece TL’ye karşı değil, diğer para birimlerine karşı da değer kazanıyor. Bunun sebebi de, FED Başkanı Janet Yellen`in konuşması öncesinde nasıl bir mesaj vereceğinin bilinememesi… Uluslararası piyasalarda dolar / TL rekora koşarken uzmanlar `dikkatli olmakta fayda var` uyarısında bulunuyorlar. Ancak Türkiye’deki finans piyasaları devletiyle, özel sektörüyle uzun bayram tatili yaptığı için doların yükselişine müdahale şansı yok. Tatil yapmayı bu kadar seviyor oluşumuzun ağır bedelleri de var elbette…

Tatilden başını kaldırıp da konuya ilişkin değerlendirme yapan uzmanlar, yeniden 3.0689 seviyesindeki zirveye doğru yükseliş görüldüğünü belirterek “Öncelikle global piyasalarda buna neden olabilecek herhangi bir gelişme görülmüyor. Gelişen ülke para birimlerinde de ABD dolarına karşı önemli bir değer kaybı mevcut değil. Diğer yandan yurtiçi piyasalar tatil olması nedeni piyasada bankalar ve Merkez Bankası yok. Bu nedenle Dolar / TL kurunda oluşan fiyatlar ne kadar hacimli, ne kadar adil yorum yapması zor. Bundan dolayı, global piyasalarda önemli bir gelişme olmadığı sürece dolar kurunda volatil seyirler görebiliriz” diyorlar.

Uzmanların bir kısmı da şu görüşü savunuyor: “Bugün 3.0689 zirvesine doğru hareket görülebileceği gibi, yarın yeniden 3.03 seviyesine doğru gevşemeler de görülebilir. Dikkatli olmakta fayda var. Teknik olarak 3.0693 direnci kırılırsa bu durumda 3.12 seviyesine doğru hareketler hızlanabilir. Aşağıda 2.9850 güçlü destek olarak izliyoruz. Ancak önemli global gelişme olmadıkça zirve seviyesinin geçilmesini bayram süresince baklanmeyor”

Tags : , , , , , ,